Hacettepe Dinleme metni cevapları ve soruları, MEB Yayınları 6. sınıf Türkçe ders kitabı sayfa 264-265-266-267-268-269
(Birey ve Toplum Teması)

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları - 6. Sınıf Türkçe MEB Yayınları

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları – 6. Sınıf Türkçe MEB Yayınları

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları Sayfa 264

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. Yaşadığınız yerin ismi ile ilgili yaptığınız araştırma sonucunda elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.

2. Wolfgang von Goethe (Volfgang von Gote)’nin “En büyük hazine kanaatkâr olmaktır.” sözünün sizde çağrıştırdığı duygu ve düşünceleri anlatınız.

İnsanlar ellerindekinin değerini bilmelidir. Hep daha fazlasını istemek, elimizdekileri kaybetmemize de neden olur. İnsanın hazinesi elindekilerinin değerini bilmesidir.

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları Sayfa 265

1. ETKİNLİK

A) Aşağıda, dinlediğiniz metinde geçen bazı kelimeler ve bu kelimelerin anlamları verilmiştir. Kelimelerle anlamları örnekteki gibi eşleştiriniz.

Cevap: 

kiler: Evlerde yiyecek, içecek ve erzağın saklandığı oda, ambar veya dolap.

lokma: Ağza bir defada alınıp götürülen yemek parçası, sokum.

divan: Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis.

som: Değerli madenlerin ve cevherlerin katışıksız, saf hâli.

bozkır: Sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız, kıraç, doğal alan.

hırka: Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi bez pamukla beslenmiş, ceket biçiminde giysi.

adak: Adanılan şey, nezir.

bayır: Küçük yokuş, belen.

hacet: İhtiyaç, gereksinim.

safran: Süsengillerden, baharda çiçek açan, soğanlı bir kültür bitkisi.

debdebe: Gösteriş, görkem.

çil: (Altın ve para için kullanıldığında) yeni ve parlak.

diyar: Ülke, yurt.

sini: Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

B) Anlamını öğrendiğiniz kelimeleri bulmacada bularak renkli kalemle işaretleyiniz. Bulmacada işaretlemediğiniz harfleri kullanarak ulaşacağınız cümleyi bulmacanın altına yazınız.

Cevap: 

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları - 6. Sınıf Türkçe MEB Yayınları - Bulmaca

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları – 6. Sınıf Türkçe MEB Yayınları – Bulmaca

Ulaştığım Cümle:

AÇ GÖZLÜLÜK İNSANI ÇOK BÜYÜK FELAKETLERE SÜRÜKLEYEBİLİR

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları Sayfa 266

C) Bulmacaya yerleştirdiğiniz kelimeleri aşağıya alfabetik sırayla diziniz.

Cevap: 

  1. adak
  2. bayır
  3. bozkır
  4. çil
  5. debdebe
  6. derman
  7. divan
  8. diyar
  9. hacet
  10. hırka
  11. kiler
  12. lokma
  13. safran
  14. sini
  15. som

2. ETKİNLİK

A) Aşağıda, “Hacettepe” metninden alınan bazı deyimler verilmiştir. Bu deyimlerin anlamlarını tahmin ederek aşağıya yazınız.

Cevap: 

hüküm sürmek: İşbaşında olmak

kabına sığmamak: Duygularına engel olamayıp taşkın davranışlarda bulunmak

ağzı kulaklarına varmak: Çok sevinmek

ocağına düşmek: Birine koruması için sığınmak veya yardım etmesi için yalvarmak

şafak atmak: Birden önemli bir durumla karşı karşıya olduğunu anlamak

B) Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nden kontrol ediniz.

3. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.

1. Metinde geçen padişahın kişilik özellikleri nelerdir?

Cevap: Sahip olduklarına şükretmeyen, aç gözlü bir insanmış.

2. Padişah Hacettepe’ye niçin gitmiştir? Amacına ulaşabilmiş midir? Anlatınız.

Cevap: Allah’tan daha çok altın istemek, dokunduğu her şeyin altın olmasını dilemek için gitmiştir. Amacına ulaşmıştır.

3. Padişah, dileği kabul olduktan sonra neler yaşamıştır?

Cevap: Dokunduğu her şey altına dönüşmüştür.

4. Gerçekleşmesini istediğiniz bir dileğinizi anlatınız. Bu dileğinizin gerçekleşmesinin hayatınıza olumlu ve olumsuz etkileri neler olurdu? Açıklayınız.

Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.

5. “Kanaat” ve “mutluluk” arasında nasıl bir ilişki vardır? Yaşamınızdan örnekler vererek anlatınız.

Cevap: İnsanlar ellerindekinin kıymetini bilip, şükrettiğinde, azdan bile memnun olacak faydalar bulabildiğinde daha mutlu olacaktır.

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları Sayfa 267

4. ETKİNLİK

Aşağıdaki bölümleri metinden yararlanarak doldurunuz.

Cevap: 

Gerçek Hayatta Karşılaşılabilecek Olaylar

İnsanların dua etmesi.

Gerçek Hayatta Karşılaşılamayacak Olaylar

İnsanın dokunduğu şeyin altın olması.

5. ETKİNLİK

“Elinizde sihirli bir değnek olsaydı hayatta neleri değiştirmek isterdiniz?” sorusundan hareketle bir metin yazınız. Yazınızda yıl boyunca öğrendiğiniz deyim ve atasözlerinden yararlanınız.

Buy etkinliği siz yapabilirsiniz.

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları Sayfa 268

6. ETKİNLİK

A) Aşağıdaki fıkrayı vurgu ve tonlamaya dikkat ederek okuyunuz.

ELİMİ AL

Bir bahar sabahı Nasrettin Hoca, eşeği Karakaçan’la birlikte göle doğru gidiyormuş. Göle yaklaştığında telaşlı sesler duymuş. Adımlarını hızlandırmış. Hoca, çok geçmeden olanları anlamış. Bir adam göle düşmüş, diğerleri de onu kurtarmaya çalışıyormuş. Kıyıda toplananlar göle ellerini uzatmış, “Elini ver! Elini ver!” diye bağırıyorlarmış. Ama adam söylenenleri duymuyor gibiymiş. Hem çırpınıyor hem de elini uzatmıyormuş.

Nasreddin Hoca göldeki adamı tanımış. Kalabalığa: “Siz ‘Elini ver!’ diyorsunuz ama bu adam çok bencildir, vermeyi bilmez.” demiş. Sonra kıyıya yanaşarak göldeki adama elini uzatmış. “Elimi al! Elimi al!” diye bağırmış. Kendisine yardım etmek isteyenlere elini vermeyen bencil adam, Hoca “Elimi al!” deyince hemen elini uzatmış. Hoca da adamı çekerek gölden çıkarmış.

Gamze ALICI

B) Arkadaşlarınıza “cömertlik, mutluluk, yardım” konularından biri ile ilgili bir fıkra anlatınız.

C) Arkadaşlarınızdan birinin anlattığı fıkrayı sınıfınızda canlandırınız.

7. ETKİNLİK

Sahip olduğu şeylerden hiçbir zaman memnun olmayan, sürekli şikâyet eden bir arkadaşınız olsaydı onu bu huyundan vazgeçirebilmek için neler yapardınız? Örneklerle anlatınız.

Cevap: Ona, ondan daha kötü olan hayatları anlatırdım. Mesela, Afrika’daki çocuklar, bizim sahip olduğumuz hiçbir şeye sahip değiller. Hatta açlık tehlikesi nedeniyle, birçok çocuk ölmektedir.

8. ETKİNLİK

A) Aşağıdaki metni noktalama işaretlerine dikkat ederek okuyunuz.

RİZE’NİN ADI ÜZERİNE

Çok çok eski zamanlarda, Ali Reis derler, deniz tutkunu bir adam varmış. Karısının adı Roza imiş. Bu karı koca sevdalı değil, kara sevdalıymışlar. Ne Ali Reis ne de Roza birbirinden ayrı kalmaya dayanabilirlermiş

Ali Reis’in hâli vakti yerindeymiş. Parası pulu çokmuş. Bir Roza’ya bir de Karadeniz’in yeşiline hayranmış. Bu yüzden dağların yamacında, ormanlar içinde bir yere güzel bir saray yaptırmış. Dışını süslemiş fil dişinden, içini bezetmiş Hint işinden.

Ali Reis ile Roza Hatun bu sarayda yaşarlarken, sevinçle coşup mutluluktan uçarlarken Ali Reis denize

Hacettepe Dinleme Metni Cevapları Sayfa 269

çıkmak istemiş. Takasına binip hırçın dalgalarla kabaran Karadeniz’e açılmış.

Hava soğuk, deniz fırtınalıymış. Ali Reis bu çetin havada bir daha denizden dönmemiş. Ne oldu, nereye gitti, takası mı battı; bilen yokmuş.

Herkes ondan ümidini kesse de bir tek Roza Hatun kesmemiş. Günlerce, sarayın penceresinde Ali Reis’i beklemiş. Gözünün yaşı sel olup akmış, ahı figana karışmış. Geceler boyunca denizden bir ışık, bir umut, bir haber beklemiş. Ama ne gelen olmuş ne bir selam getiren…

Roza içini türkülere dökmüş, derdini esen yele söylemiş. Kara perçemi ağarmış, gül benzi sararmış, giden gelmemiş.

Bir gün bakmışlar ki pencerenin önünde Roza Hatun yok. Kepenkler kapalı, saray mahzun…

Beklemişler ama açan olmamış, pencerede Roza Hatun görünmemiş.

“Acep başına bir hâl mi geldi?” diye merak edenler, Roza’nın derdiyle dertlenenler koşup içeri girmişler. Bakmışlar ki saray bomboş. İn cin top oynuyor. Roza Hatun nereye gitmiş, bilinmiyor. Yalnız pencerenin önünde bir pusula, pusulanın içinde şu not varmış:

“Muradım kaldı sevgili yarda, ah-u zarım kaldı sarayda. Ben devran süremedim, salınıp gezemedim. Bari beni sevenler buraya yerleşsinler. Malımı mülkümü pay etsinler. Salınıp gezsinler sarayımda, beni bulsunlar aralarında. Fakir görürseniz sandığımdan giydirin, aç görürseniz kilerimden doyurun. Yetimlerin gözünü yaşlı koymayın.”

Bu notu okuyanlar, Roza’nın derdiyle yananlar bu yeşil dağları mesken tutmuşlar. Roza’nın sarayının çevresine güzel bir şehir kurmuşlar. Hazinelerini fakir fukaraya vermişler.

Kurdukları bu şehrin adına “Roza” demişler. Söylene söylene, dilden dile “Rize” olmuş.

Derler ki Rize’nin ardı arkası kesilmeyen yağmurları Roza’nın gözyaşlarıymış. Kemençenin dertli dertli inlemesi de onun yüreğindeki sızıdan kaynaklanıyormuş. Rize insanlarının cömert, içli ve narin oluşu da Roza’ya benzemelerindenmiş.

Sara GÜRBÜZ ÖZEREN

B) Okuduğunuz metni, metnin kahramanlarından biri olan Roza’nın ağzından özetleyiniz.

Cevap: Kocam Ali Resi varlıklı bir insandı. Bana ve denize, şehrin yeşilliğine hayrandı. Benim için bir saray yaptırdı. Bu sarayda yaşıyorduk. Bir gün Ali Reis denize açıldı. Fakat bir daha geri dönmedi. Kocamı çok bekledim. Üzüntüden perişan oldum. Sonunda dayanamayarak, saraya bir not bırakıp gittim. Notumda, şehirdeki muhtaçların sarayımdaki varlıklardan yararlanmasını istedim. Şehir halkı bu duruma çok üzüldükleri için şehrin ismini Roza koydular. Zamanla söylene söylene şehrin ismi Rize oldu.

*** Hacettepe dinleme metni cevapları hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilirsiniz.

6. Sınıf MEB Yayınları Türkçe Ders Kitabı Cevaplarının Hepsine Ulaşmak İçin Tıklayın