Kompozisyonlar

Atatürk’ün Türk Kadınına Verdiği Önem

8 Mart Dünya Kadınlar Günü için hazırlanmış Atatürk’ün Türk Kadınına Verdiği Önem başlıklı hitap – konuşma metnini içerikte bulabilirsiniz.

Atatürk'ün Türk Kadınına Verdiği Önem

Atatürk’ün Türk Kadınına Verdiği Önem

ATATÜRK’ÜN TÜRK KADININA VERDİĞİ ÖNEM

Türklerin tarihine baktığımızda, Türk kadınının toplumda çok önemli ve saygın bir yeri olduğunu görürüz.

Erkeklerle eşit haklara sahip olan kadınların devlet yönetiminde hakanların, ailede de eşlerinin yanında eşit söz hakları vardı. Devlet işleri, hakan ve eşinin birlikte yürüttükleri işlerdi.

Buna rağmen daha sonraki yüzyıllarda Türk kadınları, özellikle Osmanlı İmparatorluğu yönetimi sırasında, geri kalmışlıktan kurtulamamış, basbayağı ikinci sınıf insan işlemi görmüş ve yaşamıştır. Babadan kalan malların paylaşımında bile erkek kardeşi iki pay alırken, kadın bir pay ile yetinmek zorunda kalmıştır.

Öyle ki; iki kadının tanıklığı ile bir erkeğin tanıklığı eş tutulmuş kadının onuru düşünülmemiş, kadın erkeğin arkasında ona bağlı bir varlık olarak algılanmıştır.

Tarih boyunca özgür yaşayan, tarih yazan, bir çok Türk büyüğünü yetiştiren Türk kadını, bu durumda daha fazla kalamazdı, kalmamalıydı.

Zaten yüzyıllardır özyapısına uymayan bir yapı içinde yaşamak zorunda kalan Türk Kadınını bu durumdan kurtarmak için büyük önder Mustafa Kemal Atatürk harekete geçmiş ve,

“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” diyerek, Türk kadınını yeniden ayağa kaldırmıştır.

Ahlak, aile ve toplum kurumlarına sahip çıkan, ailenin temeli sayılan Türk kadınının, toplumla güçlü bir bağ kurmasını isteyen Atatürk; kadınlara, çağdaş ülkeler seviyesine çıkmanın en önemli etmenlerinden olan erkek ile her anlamda ve her alanda eşitlik haklarını vermek istemiştir.

Türk kadının daha rahat ve daha güvenli bir yaşam sürdürmesini isteyen, kadının omuzlarındaki ağırlığın da farkında olan Mustafa Kemal Atatürk; Cumhuriyetimizin güvencesi olan çocuklarımızın analarına haklarını vererek, Türk analarını bir anlamda kutsamıştır.

Her tür hakkını alan Türk kadını, bu gelişmenin ardından sosyal yaşamdaki yerini alarak öğretmen, yargıç, doktor, mühendis, ressam, yazar, asker, polis, siyasetçi, vali, bakan, başbakan olmuş ve erkeklerle eşit şartlarda yaşamaya başlayabilmiştir.

Bu anlamda büyük önderimizin hakkı kadınlarımız üzerinde çok çok fazladır. Kendisini minnet ve saygıyla anıyor sevgilermizi sunuyoruz.

 

Kaynak: egitimhane.com (Tufan Kızal)

+ +