Araştırma Konuları

Dünyada ve Türklerde Şiirin Doğuşu

Şiir nedir? Şiir nasıl meydana gelmiştir? Dünyada ve Türklerde şiirin doğuşu hakkında yazılmış bir araştırma yazısını içerikte bulabilirsiniz.

Dünyada ve Türklerde Şiirin Doğuşu

Dünyada ve Türklerde Şiirin Doğuşu

Yazılı anlatımda şiir başlı başına bir türdür. “Nazım” olarak da adlandırılan şiirin doğuşu yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Duygu, his ve akıl gibi üstün özelliklerle yaratılmış olan insan, tüm bu özelliklerinin bir yansıması olarak şiiri meydana getirmiştir.

Şiir, insanın söylemlerini belirli bir düzen içerisinde ve genellikle ahenkli olarak dile getirmesi ile oluşmuştur.

Dünyada bugüne kadar yaşamış pek çok yazar, şair, düşünür ve filozof tarafından şiirin çeşitli tanımları yapılmıştır. Kendisi de zaten duygu ve düşüncelerin kişiye özgü olarak dile getirilmesinden ibaret olan şiirin farklı tanımlarının bulunması doğaldır. Her düşünür ve şair, şiiri kendi penceresinden, kendi gönül dünyasından görerek ifade etmiştir.

Dünyada Şiirin Doğuşu

Dünyada şiirin doğuşu ile ilgili olarak net bir tarih vermek söz konusu değildir. İlk çağlarda yaşayan insanların şiirle uğraştıklarına yönelik herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Bununla birlikte şiirin, dinler tarihi ile hemen hemen yaşıt olduğu kabul edilir. Çünkü insan, yaradılışından itibaren Allah’a ibadet etmeye başlamıştır. Bu ibadet esnasında dile getirilen deyişler, dua esnasında insanın ağzından dökülen cümleler zaman içerisinde ahenkli bir hal almıştır.

İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem’den sonra çoğalmaya başlayan insanoğlunun toplumsal iletişimi de gelişmiştir. Dini temel ve kavramlar üzerinde ortaya çıkan şiirler, zaman içerisinde farklı yönlerde de gelişme göstermiştir. Modern dünyada şiir dallara ayrılmış ve gelişimine daha hızlı şekilde devam etmiştir.

Şiirin doğuşu dinler tarihinden de eski olduğunu ve insanlık tarihiyle yaşıt olduğunu öne süren de pek çok düşünür vardır. Filozof Jean- Jacques Rousseau (Jan Jak Russo) “İlk insanın konuşmaları hep şiir biçimindeydi; akıl yürütme çok sonraları düşünüldü” şeklinde bir ifadede bulunarak şiirin doğuşunun insanlık tarihiyle yaşıt olduğunu iddia etmiştir.

Türklerde Şiirin Doğuşu

Türklerde şiirin doğuşu ile ilgili olarak çok çeşitli fikir ve düşünceler mevcuttur. Türklerde şiirin doğuşunu 8. yüzyıl olarak ifade eden bilim adamları ve düşünürler, bu fikirlerine dayanak olarak Orhun Kitabelerini göstermektedirler. 720 yılında yazılmaya başlandığı anlaşılan Orhun Abidelerinin Türk Tarihi’ndeki ilk şiirler olduğu kabul edilir. Buna rağmen, Türklerin çok da önceki asırlarda şiirle tanıştıklarını da ifade eden düşünürler mevcuttur.

Türklerin İslamiyet’ten önceki din görevlileri olan şamanların, dini ayinler sırasında şiir benzeri ahenkli cümleler söyledikleri bilinmektedir. Bu nedenle Türklerde şiirin aslında 8. yüzyıldan da önce var olduğunu söyleyebiliriz. Türk şiirinin gelişimi, Türklerin İslamiyet ile tanışmasından sonra hız kazanmış ve Osmanlı Devleti zamanında da zirve yapmıştır. Pek çok Osmanlı Padişahı usta birer şair olarak bilinmektedir. Bu padişahların günümüze ulaşan çok önemli şiirleri bulunmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti döneminde de birbirinden önemli şairlerimiz olmuştur. Bunlardan bazılarını başta İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, Nazım Hikmet, Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl Kısakürek ve Cahit Sıtkı Tarancı olarak sayabiliriz. Bu değerli şairler gibi, burada sayamadığımız daha onlarca kıymetli şair cumhuriyet döneminde yetişmiştir.


Diğer Araştırma Konularını Görmek İçin Tıklayınız
+ +