Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları

Büyük Ustayı Ziyaret metni cevapları ve soruları, Ata Yayıncılık 6. sınıf Türkçe kitabı Sayfa 161-162-163-164-165-166-167-168-169-170-171-172 ( Teması)

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 161

Hazırlık Çalışması

1. Resim yapmaktan hoşlanır mısınız? En çok neyin resmini çizersiniz? Sizce güzel bir resim nasıl olmalıdır?

Cevap: Çok hoşlanırım. Özellikle doğa resimleri yapmaktan hoşlanırım. Bence güzel bir resim ressamın duygularını iyi ifade ediyor ve de estetik açıdan göze hoş geliyorsa güzel bir resimdir diyebilirim.

2. Ünlü ressamlar ve tablolarla ilgili araştırmanızdan edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.

Cevap: Birçok güzel tablo ve birbirinden yetenekli ressamlar vardır. Buna rağmen en belirgin ve en meşhur olanlar ebetteki vardır.

(İnci Küpeli Kız), Johannes Vermeer
Guernica, Pablo Picasso
(Yıldızlı Gece), Vincent Van Gogh
Mona Lisa, Leonardo Da Vinci
Son Akşam Yemeği/ Son Yemek), Leonardo Da Vinci
(Venüs’ün Doğuşu), Sandro Botticelli
(Belleğin Azmi), Salvador Dali tabloları ünleriyle meşhurdur.


Yazarın Biyografisi

1936 yılında İstanbul’da doğan Edgü, roman, hikâye ve deneme yazarıdır. Edebiyat üzerine araştırma kitapları ve makaleleri vardır. “O” adlı romanı sinemaya aktarılmıştır. Yazarın eserlerinden bazıları: Kimse, O, Binbir Hece, Doğu Öyküleri, Ah Minel Aşk…

BÜYÜK USTAYI ZİYARET

Kapının sol yanındaki kolu çektim (Zil bu olmalıydı.). Büyük bir şaşkınlıkla kapının açıldığını gördüm. Açılan kapıdan sahanlığa girdim. Ne bir ses ne bir seda. Sağımda bir merdiven vardı. Karşımda camlı bir kapı. Merdivene mi yöneleyim kapıyı mı çalayım, diye duraksarken yukarıdan bir ses geldi: “Kimsiniz, ne istiyorsunuz?” Adımı verdim. Yukarıda, merdivenin sahanlığında, bir ihtiyar belirdi: “Kim gönderdi sizi?” dedi. “Ne istiyorsunuz?” Ona, beni hiç kimsenin göndermediğini, kentte resimlerini gördüğümü, yeni resimlerini görmek istediğimi söyledim.

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 162

“Satılık resmim yok.” dedi. “Satın almaya gelmedim. Görmeye geldim.” dedim. “Ben de ressamım.” “Çıkın yukarı.” dedi. Tahta merdivenleri çıktım. Sahanlıkta kendimi bir kez daha tanıttım. Ama uzattığım el boşlukta kaldı. Sıkmadı elimi. Beni gücendirmemek için uzattığım elimi görmezlikten geldi. Yan döndü. Ellerini belinde kavuşturdu. Yeniden: “Kim gönderdi sizi?” dedi. “Hiç kimse…” dedim. “Galerinizin sahibi selamlarını iletmemi istedi, o kadar.” “Siz de aynı galeride mi sergiliyorsunuz resimlerinizi?” dedi.

“Hayır.” dedim. “Ben henüz sergilenecek resimler yaratmış değilim.” “Garip…” dedi. “Çok garip. Oysa sanırım akademiyi bitirmişsinizdir. Hiç değilse yaşınız…” Büyük ustaya, akademiye hiç gitmediğimi, girmek için başvurma gereğini bile duymadığımı, kendi köşemde bir şeyler yapmaya çalıştığımı söylediğimde, yüzü ışır gibi oldu: “O zaman iş başka, şimdi içeri girebilirsiniz.” dedi. İçerisi atölyesiydi. Anladığıma göre “peyzaja çıkmadığında” bütün gün burada çalışıyordu. “Her şey çok güçleşti.” dedi, ben resimlerine bakarken. “Özellikle resim yapmak. Siz öncekilere benzemesin istiyorsunuz. Ama bu yalnızca özgünlük isteminden değil, yinelememek isteğinden doğuyor. Sizden öncekilerin yaptıklarını, üç aşağı beş yukarı, biraz iyi biraz kötü siz de yapmışsınız. Bunun anlamı ne? Onlardan daha iyi, daha doğru, daha güzel yapmak değil ki önemli olan. Onlara benzemeyen resim yapmak da değil. Bu çok kolay olurdu. Ama sanata yeni yollar açmak gerek. Bilmem anlıyor musunuz?” Anladığımı sandığımı söyledim. “Fakat çok gariptir…” dedi. “Her yeniliğin içinde eskiden bir parça var.”

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 163

“Kuşkusuz…” dedim. “Ne demek, kuşkusuz?” dedi. “Örneğin bu resimde, eskiye ait ne var?” Önüme büyük bir resim çıkardı. Sekiz on çıplak, ağaçlık bir alanda, bir su kıyısında yıkanıyorlar, güneşleniyorlar, dinleniyorlar. “Söyleyin ne var bu resimde daha önceki resimlerde var olan?”
Resmi dikkatle inceledim. Hemen yanıtlamadım sorusunu. Bir süre sustum. Uzun bir süre sonra: “Sanırım hiçbir şey ve her şey.” dedim. “Hayır.” dedi. “Kesin bir yanıt istiyorum.” “Bu olanaksız.” dedim. Konunuz -bir doğa parçasında çıplaklar- eskilerin konusu. İstifte bile eskilerle bir yakınlık görüyorum. “Ne benzerliği?” dedi. “Benzerlik değil, yakınlık.” dedim. “Aynı şey.” dedi. “Saçma! Olsun, devam edin.” “Ama bu resminizi, onlardan ayıran, size özgü diliniz.” dedim. “Dil? Ne dili? Nasıl?” “Size özgü olan bir dil!” dedim. “Yani resminizi öbürlerinden ayıran nitelik. Resmin tümü bu.”

“Hayır, hayır!” dedi. “Siz belli ön yargılarla gelmişsiniz buraya. Bu resmi görmeden ne söyleyeceğinizi biliyordunuz.” “İzin verirseniz ben sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim, bir başka gün gene gelirim.” dedim. “Hayır.” dedi usta. “Bugünkü işimizi henüz bitirmedik.” Bu kez çok daha küçük boyutta bir portre çıkardı tuvallerin arasından.

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 164

“Buna bakın ve ne düşündüğünüzü söyleyin.” dedi. “Çok güzel bir portre.” dedim. “Sanatınızın tüm özelliklerini yansıtıyor.” “Bakın!” dedi. “Size bir giz vereceğim: Her şeyden önce bir durup düşünmek gerek. Göz yeterli değildir. Düşünmek gerek. Çünkü resim sevilmek, hoşa gitmek için değil, algılanmak için yapılır. “Ama resim bir anda algılanabilir de.” dedim. “Böylesi bir resim…” İçini çekti. “Bakınız!” dedi. “İyi bakınız. Sonra kafanızın içindeki, belleğinizdeki başka portrelerle karşılaştırınız. Eğer gerçekten resmi görmeyi -bakmayı değil, görmeyi- biliyorsanız belleğinizdeki resimlerle bunun arasındaki karşıtlıklar kendiliğinden ortaya çıkacaktır.” “Bu bir kişilik sorunu.” dedim. “Kuşkusuz!” dedi. “Sanatta her şey bir kişilik sorunudur. Ama demem o değil. Başka bir şey söylüyorum ben.”

“Ne söylüyorsunuz?” diyemedim. Sanki ağzımı açsam gözüm konuşuyor gibi olacaktı. Sezmiş miydi bu korkumu? Bilmiyorum. Ancak sorusunu yinelemedi. “Bakın!” dedi. “Bu portrede (Bizim buralardan bir bahçıvanın portresidir.) ne bir sevgi var ne bir kin. Ne bir sevecenlik ne bir itme ne sıkıntı ne neşe. Ne yaşama sevinci ne ölüm korkusu… Hiçbir duygu yok bu yüzde. Görüyorsunuz değil mi? Çünkü bu portreyi, bir elmayı, bir ayvayı, bir doğa görünümünü nasıl yaptımsa öyle yaptım. Bir psikolog değilim. Bu yüzde bir ifade aramıyorum. Şimdilerde fotoğraf diye bir şey yayılmaya başladı. Karakutu, üzgün, sevinçli, neşeli, ölümcül bir yüzün fotoğrafını saptayabilir. Benim işim, yüzün ifadesi değil, resmin ifadesidir. Resmin ifadesi ne mi? Resmin kendisi.”

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 165

İkinci kez gülüşüne tanık oluyordum. Kuşkusuz, sanat tarihine geçecek bir olaydı bu. “Konunun, ressam için hiçbir önemi olmadığını mı söylemek istiyorsunuz?” diyebildim. “Nasıl olmaz?” dedi. “Doğanın görünümü bir şeydir, bir insan yüzü ya da bir çıplak başka bir şey. Ama bu değişiklik ressam için geçerlidir, resim için değil. Duygularımı değil, algıladığımı resmederim ben. Ve yalnızca renk, ışık, leke olarak algılarım. Bahçıvanın bende uyandırdığı duygular bende kalır. Onları resmime yansıtamam. Çünkü bir yazar değilim.” “İnsanlara da bir nesne gözüyle bakıyorsunuz demek.” dedim. “Hayır!” dedi. “Yalnız, resmederken nesnelerle insanlar arasında bir ayrım yapmıyorum. Nesnel olan bakış açımdır. Bir natürmorta başka gözle, yaşayan bir insana bir başka gözle bakamam. Yoksa ressam olamam.”

“Anlıyorum.” dedim. Oysa hiçbir şey anladığım yoktu. “Sanatçı somutlaştırır ve bireyselleştirir.” dedi. “Evet, kuşkusuz.” dedim. “Şimdi çalışmanın tam saati.” dedi. “Güneş iyice batıda. Biçimler daha bir net. Şu görünümün, mavi bir gökle birkaç buluta gereksinimi vardı. Bakalım gök dilediğim mavilikte mi ve gerekli lekelerin benzeri bulutlar var mı gökyüzünde?” Tuvallerin arasında bir tuval aramaya koyuldu. Çalışmaya başlayacağını anladım. İzin isteyip çıktım. Kasabada kaldığım süre içinde birkaç kez daha uğradım ustanın atölyesine. Birkaç gün sonra, bitmemiş bir resmin önünde: “Çok güzel bir başlangıç.” dedim.

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 166

“Hayır, bir başlangıç değil.” dedi. “Bitmiş bir resim o. Daha doğrusu seyircinin bitirmesini istediğim bir resim. Düşünebiliyor musunuz, bu resmin önünde, her seyirci, kendinden bir şeyler katarak bitirmek isteyecek onu. Biliyor musunuz, yaşım ilerledikçe resimlerimi tamamlamak istemiyorum. Daha doğrusu, bitmeden bitiyor resimler. Bir renk, bir çizgi daha koysam bu resme bakana sanki bir şey kalmayacak diye korkuyorum.” Ona, artık kasabadan ayrılacağımı söylediğimde şöyle dedi:

“Kısa bir süre kaldınız burada. Ama bu süre içinde, nasıl söyleyeyim, tanıdığım biri gibi oldunuz. Sizi bana gönderen dostuma söyler misiniz, artık ışığın resmini yapmak istediğimi? Ama bunu başaracak zamanı bulabileceğimi pek sanmadığımı… Eğer şu önümüzdeki birkaç yıl içinde ölürsem elindeki resimlerle yetinsin. Onlarda az buçuk ışık var. Hiç değilse benim küçük kişisel ışığım.” Niçin bilmiyorum, boğazım düğümlendi. Bir şeyler söylemek istedim. Söyleyemedim. “Size küçük bir armağanım var.” dedi usta. “Karşı koymayın. Kabul edin. Bu konuşmalarımızın bir anısı olarak kalsın. Bir dağ resmi… Hiçbir toprak renginin yer almadığı, kırmızı, yeşil ve mavi renklerden oluşan, bilmeyen biri için bitmemiş bir dağ resmi.” Belki gerçekten de bitmemiş bir resimdi. Usta resmini imzalamamıştı. İmzalamasını da istemedim. Teşekkür edip ayrıldım.
Başkente döndüğümden yaklaşık on beş gün sonra ustanın, bir tepede resim yaparken yıldırım düşmesi sonucu öldüğü haberini aldım. Yarım kalan resmi, “Gün Batımında Bir Dağ Doruğu” imiş.

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 167

1. ETKİNLİK

a) Metinde yer alan aşağıdaki kelimelerin anlamını metinden hareketle tahmin ediniz.

Cevap:

• Etkinliği tamamladıktan sonra anlamını tahmin ettiğiniz kelimelerin anlamlarına “TDK Güncel Türkçe Sözlük”ten bakınız. Tahminlerinizle karşılaştırınız.

Cevap:

özgün: Özel , kişiye ait
resim : çizim sanatı
atölye : Bir işin yapıldığı alan
galeri :genellikle resim, heykel vb. gibi sanat yapıtlarının sergilendiği salon.
peyzaj :kır görünümlerini konu almış olan resim.
portre : fotoğraf ya da yağlıboya, suluboya vb. ile yapılmış resim.
sahanlık :yapılarda kapı önünde, merdiven başlarında ya da ortasında bırakılan düz yer.

b) Anlamını öğrendiğiniz kelimelerden beşini birer cümle içinde kullanınız.

Cevap:

özgün: Çok özgün bir anlatımı var.
resim : Resim bence insan ruhunu yansıtır.
atölye : Atölyenin temizliğini yapmış.
galeri :  Galeride bir çok resim sergilendi. 
peyzaj : Bahçenin peyzajı çok muhteşemdi.
portre : Kardeşimin portre resmini yaptık.
sahanlık : Sahanlıktan gelen kokular fena idi.

2. ETKİNLİK

a) Aşağıdaki cümlelerde yer alan kişi isimlerinin yerine “ben, sen, o, biz, siz, onlar” kelimelerinden uygun olanını yazınız.

Cevap:

Ali en arka sıraya oturdu.   O  en arka sıraya oturdu.
Mustafa ve Salih buraya gelin.  Siz buraya gelin.
Şerife, çok ders çalışmalısın.  Sen çok ders çalışmalısın.
Ben ve Murat soruyu doğru yanıtladık.  Biz soruyu doğru yanıtladık.
Havva ve Erbay sinemaya gitti.  Onlar sinemaya gitti.

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 168

b) Kişi zamirlerini kullanarak altı farklı cümle yazınız.

ben-sen-o-biz-siz-onlar

Cevap:

3. ETKİNLİK

a) Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış kelimeler arasındaki anlam ilişkisini belirleyerek arkadaşlarınızla paylaşınız.

Şunları arkadaşlarıma vereceğim.
Kitapları arkadaşlarıma vereceğim.

Sizin kitaplarınız burada. Sizin kitaplarınız rafta.
Öğrencilerin hepsi orada. Öğrencilerin hepsi statta.

Ali değil, söylediklerimi dinleyen öteki.
Ali değil, söylediklerimi dinleyen Yılmaz.

Cevap: Varlıkların isimlerini işaret yoluyla belirten zamirlere işaret zamiri denir. Bu cümlelerde de isimlerin yerine işaret zamirlerinin kullanıldığını görürüz.

b) İşaret zamirlerini kullanarak altı farklı cümle yazınız.

bu-şu-o-bunlar-şunlar-onlar

Cevap:

Bu artık benim oldu.
Şu sizin mi başkasının mı?
O artık gelmeyecek birine ait.
Bunları kim yere attı?
Şunlar eskimiş gibi görünüyor.
Onlar artık bizim takımda oynamayan futbolcuların.

4. ETKİNLİK

Metinde yer alan geçiş ve bağlantı ifadelerinin (ama, fakat, ancak, lakin, bununla birlikte, buna rağmen) bulunduğu bölümleri yuvarlak içine alarak belirleyiniz.

Cevap:

Ama bunu başaracak zamanı bulabileceğimi pek sanmadığımı
Ama resim bir anda algılanabilir de.” dedim. “Böylesi bir resim…

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 169

5. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.

1. Ressam her şeyin güçleşmesini hangi örneklerle açıklamaktadır?

Cevap: Ressam her şeyin güçleşmesini resimlerin öncekilere benzememesini istemek ve resimlerini göstererek örneklerle açıklamaktadır.

2. Ressam, adamın neden ön yargılı olduğunu düşünmektedir?

Cevap: Ressam, adamın her resminde diğerinden ve kendinden bir parça olduğunu söylemesi üzerine ön yargılı olduğunu düşünmektedir.

3. Ressamın adama verdiği sır nedir?

Cevap: Ressamın adama verdiği sır şuydu; Her şeyden önce bir durup düşünmek gerek. Göz yeterli değildir. Düşünmek gerek. Çünkü resim sevilmek, hoşa gitmek için değil, algılanmak için yapılır.

4. Adamın, sanat tarihine geçeceğini düşündüğü olay nedir?

Cevap: Adamın, sanat tarihine geçeceğini düşündüğü olay ressamın gülmesiydi.

5. Ressam neden resmini ona bakanların bitirmesini istemektedir?

Cevap: Çünkü her bakan bir şeyler katmak isteyecektir , diye düşünmektedir.

6. Ressam, adama hangi hediyeyi vermektedir ve hediyenin özelliğini nasıl anlatmaktadır?

Cevap: Ressam, adama hiçbir toprak renginin yer almadığı, kırmızı, yeşil ve mavi renklerden oluşan, bilmeyen biri için bitmemiş bir dağ resmi vermekte ve özelliklerini bu şekilde açıklamaktadır.

6. ETKİNLİK

Metnin yazarı siz olsaydınız bu metne hangi başlığı verirdiniz?

Cevap: Benim başlığım, AYDINLIK BİR DÜNYA RESMİ olurdu.

Benim başlığım,…olurdu.

7. ETKİNLİK

Aşağıdaki hikâye haritasını “Işığın Resmini Yapmak” metninden hareketle doldurunuz.

Cevap:

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 170

8. ETKİNLİK

Broşür nedir ve ne amaçla kullanılmaktadır?” sorularını cevaplayınız. Daha sonra ebru sanatıyla ilgili aşağıdaki broşürü inceleyiniz. Broşürde ilginizi çeken ve hoşunuza giden bölümleri nedenleriyle birlikte açıklayınız.

Ebru, yoğunlaştırılmış su üzerine yağlı boya damlatılarak yapılan kâğıt süsleme sanatıdır. Ebru sanatının hangi ülkede ortaya çıktığı net olarak bilinmemekle beraber bu sanatın 9-10. yüzyılda İran, Hindistan veya Türkistan’da ortaya çıktığı düşünülmektedir. Ebru, Türk kâğıdı ismiyle anılmaktadır.

Cevap: Broşür; çok az sayfalı küçük kitap, kitapçıktır. Broşür genellikle yeni açılan mağaza ve marketlerin tanıtımı için hazırlanır. Aynı zamanda bir markete yeni ürünler geldiği zaman o ürünlerin görselleri ve fiyatları ile birlikte basılan broşür çeşitleri de mevcuttur. Özellikle kırmızı yazı puntosu çok hoşuma gitti. Bunun yanında broşürdeki ebru fotoları da bence çok dikkat çekicidir.

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 171

9. ETKİNLİK

Araştırdığınız ünlü ressamlar ve tablolar ile ilgili hazırlıklı konuşmanızı yapınız.
• Konuşmanız sırasında beden dilinizi etkili bir şekilde kullanmaya dikkat ediniz.
• Kelimeleri anlamlarına uygun şekilde kullanınız.
Hazırlıklı konuşma yapan arkadaşınızı değerlendirmek amacıyla aşağıdaki kontrol listesini doldurunuz.

Cevap: ÜNLÜ RESSAMLAR HAKKINDA

Ünlü ressamlar tesadüfen ortaya çıkmaz. Onlar büyük emekler vererek çoğu zaman tepki görerek ya da aç kalarak da olsa hep sanatlarının peşinden gitmişlerdir. Günlerce çalışmış gece gündüz alanlarında yenilikler yeni çığırlar açmaya çalışmışlardır. Bu bakımdan bir ressam en 1000 kez aynı tabloyu yapsa da aslında her birinde hep bambaşka güzellikler ortaya koymayı başarabilmiştir. Bence bu yüzden büyük sanatçı olabilmişler ve kendilerini tarihe altın harfle yazdırabilmişlerdir.

DEĞERLENDİRİLECEK DAVRANIŞLAR

Konuyu belirlemiş. ()
Konuyu sınırlandırmış. ()
Konuyu araştırmış. ()
Konuşmasıyla ilgili materyalleri tam ve eksiksiz getirmiş. ()
Uygun hitap ifadeleri ve nezaket kelimeleri kullandı. ()
Göz teması kurarak konuştu. ()
işitilebilir bir ses tonu kullandı. ()
Tonlama ve vurgulamalara dikkat etti. ()
Akıcı ve anlaşılır bir dille konuştu. ()
Konuşmasını uygun grafik, görsel ve çoklu medya araçlarıyla destekledi. ()
Konuşmasını uygun kapanış cümleleri ile bitirdi. ()

Büyük Ustayı Ziyaret Metni Cevapları Sayfa 172

10. ETKİNLİK

En beğendiğiniz filmle ilgili aşağıdaki tabloyu doldurunuz.

Cevap:

Filmin Adı: Patch Adams
Filmdeki Kahramanlar: Robin Williams, Josef Sommer, Bob Gunton
Filmin Konusu: Bu filmde Patch Adams ın ne kadar mükemmel ve ne kadar başarılı bir insan olduğuna şahit oluyoruz..
Filmin Ana Fikri: İyilik ve gülümseme, farklı açıdan yaşama bakma her zaman kazandırır.
Filmin Özeti: Patch Adams, hayatın herkese biraz takdim ettiği dertlerden pek de nasibini almamış olan bir adamdır. İyimserliği öyle bir noktadadır ki, bu, etrafındakileri rahatsız etmektedir. Günün birinde tıp fakültesindeki hocalarından biri sinirli bir tavırla palyaço olmasını önerir. Patch Adams buna sıcak bakar. Ancak öğrenim gördüğü okulu bitirerek bir doktor olmayı da istemektedir.

Gelecek Derse Hazırlık

En beğendiğiniz hikâye veya roman yazarı kim? Sizce hikâyelerini veya romanlarını nasıl yazıyor? Yazarın yazdıkları kendi hayatından izler taşıyor olabilir mi? Bu soruların cevaplarını araştırınız ve edindiğiniz bilgileri defterinize not alınız.

Cevap: Sait Faik Abasıyanık’ı çok beğeniyorum. Yazdığı kitaplar kendinden ve hayatından izler taşımaktadır. Çünkü yazan insanlar kendi duygu ve düşüncelerini kitaba geçirirler. Bu duyguları aktarırken başka isimler ve hayatlardan bahsetseler bile yine de tam kendilerinden ayrışamazlar.

***Büyük Ustayı Ziyaret metni cevapları (Sayfa 161-162-163-164-165-166-167-168-169-170-171-172) hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilir, emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilirsiniz.

Türkçe Ders Kitabı Cevapları
☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
136
love
29
clap
17
angry
16
unlike
9
happy
7
confused
4
sad

16 Yorum

Yorum Yap