Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA

Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma Metni Cevapları

Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma metni cevapları ve soruları, Ata Yayıncılık 6. sınıf Türkçe kitabı Sayfa 123-124 ( Teması)

Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma Metni Cevapları

Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma Metni Cevapları

Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma Metni Cevapları

Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma Metni Cevapları Sayfa 123

NASRETTİN HOCA’NIN KÖYÜNDE

Ankara’dan Eskişehir’e yolunuz düşerse Sivrihisar’a varmadan yol üzerinde bir benzinlik görürsünüz. Benzinliğin önünde yüksekçe bir kaideye oturtulmuş Nasrettin Hoca heykeli var. Hoca sık sık fıkralarında “Bozoğlan” diye adı geçen eşeğinin üzerinde güleç, karşı yamaçlardaki bir köyü seyrediyor. Burada Nasrettin Hoca heykelinin ne işi var, diyemezsiniz. Az ötedeki bayırın altında Nasrettin Hoca’nın doğup büyüdüğü Hortu köyü, şimdiki adıyla Nasrettin Hoca köyü var.

Ankara – Eskişehir yoluna dikine inen dar bir yoldan Hortu’ya gidilir. Uzak değil birkaç kilometre ötede… Köye girdiğiniz zaman, bir kahvehane ve bir bakkal dükkânının tahta peykelerinin sıralandığı meydanda durmayı, size selam verenlerin selamını almayı ihmal etmeyiniz. Hele bir de peykelere oturdunuz, size ikram edecekleri buruk, demli çayı yudumlamaya başladınız mı diller çözülecektir.

Hortu’da herkes bir Nasrettin Hoca torunudur. Herkes, Nasrettin Hoca’dan bildiğiniz ya da bilmediğiniz, duymadığınız fıkralar anlatır. Size Hoca’nın doğduğu evi, okuduğu medreseyi, imamlık ettiği camiyi gösterirlerse şaşmayınız. Yıkılmış, göçmüş de olsalar kerpiçleri yine de aynı topraktan kesilmiş, aynı temeller üzerine bir yenisi yapılmış. Burada değişen sadece zaman… Zamanın ötesinde Nasrettin Hoca dostları, yakınları dipdiri. Yıllar, yüzyıllar öncesi, Akşehir’de öldüğü ve bugünkü türbesine gömüldüğü gün, aslında Nasrettin Hoca, Anadolu’ya bir güneş gibi yeniden doğuyordu. O, hiç değişmeyen toplum olaylarının tabii akımı içinde, her çağda yaşayıp durdu. Her zaman, her toplulukta dile geldi. Herkes, günlük olayları, biraz da onun alaycı gözüyle abartıcı büyüteciyle görmeye çalıştı. Nasrettin Hoca’yı ölümsüzlüğe ulaştıran güç, toplumun ortaklaşa umutları, dertleri, hastalıkları, çirkinlikleri ve güzellikleriydi. Nasrettin Hoca bunları dile getiriyordu. Bir sabah Akşehir Gölü’ne yoğurt çalarken “Hoca, göl hiç yoğurt tutar mı?” diyenlere, Onun “Ya tutarsa!” cevabı,

Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma Metni Cevapları Sayfa 124

bir umut ışığı gibi parlıyordu. Yaşantımız umutlarla güzeldir. Umudunu yitirmiş insan için dünya tatsızdır, karanlıktır. Alışverişten dönerken kendisine düdük ısmarlayan çocuklara verdiği cevabı hepiniz bilirsiniz: “Parayı veren düdüğü çalar!” Bu söz ekonominin, ticaret hayatının değişmeyen, değişmeyecek olan kuralı değil midir? Hoca’nın kürsüye çıkıp da “Bilenler, bilmeyenlere öğretsin!” sözündeki gerçek, eğitimin temelinde oturan ana sorun değil midir, söylesenize.

Bir fıkrasını daha burada hatırlayalım. Hoca bir gün susamıştır. Çeşmeye gider. Bir de ne görsün, çeşmenin kurnasında tahta bir tıkaç var. Tıkacı zorla çıkarır. Çıkarmasıyla da su gür diye boşalır. Hoca’yı sırılsıklam ıslatır. Hemen tıkacı yerine sokar, ardından: “Tevekkeli, ağzını böyle tıkamışlar.” der. Alınan her tedbirin bir nedeni olduğunu bu fıkradan daha güzel kim anlatabilir? Hani şu, eşekten düştüğü zaman, çevresindekilere “Düşmeseydim, zaten inecektim.” cevabı, bu cevaptaki espri, her devirde güncelliğini, tazeliğini sürdürür, durur. “Ye Kürküm Ye!” fıkrasındaki gerçek, hiçbir zaman eskimemiştir.

Nasrettin Hoca’yı bir halk filozofu olarak ölmezliğe ulaştıran, fıkralarında yeri geldikçe düşündüren, sırasında güldüren hep bu gerçeklerdir. Toplum gerçeklerinin sözle çizilmiş karikatürleri. Anadolu’nun yetiştirdiği bir insan olan Nasrettin Hoca’nın hâlimize bakarak gülümseyişleri.
Ne diyorduk, evet, Nasrettin Hoca’nın köyü Hortu’da yüzler güleç. Köyün bir ucundaki kerpiç bir evin Nasrettin Hoca’ya ait olduğunu ısrarla söylerler. Belki doğru, belki yanlış. Ne var ki bu ev olmazsa şu evde Nasrettin Hoca doğmuştur. Bu sokaklarda oynamış, toza bulanmıştır ve bir gün de babası ile birlikte Sivrihisar’a gitmiş, Sivrihisar medreselerinde okumuştur. Onun bundan sonraki hayat hikâyesini fıkralarından adım adım izleyebilirsiniz. Bir süre Konya’da, daha sonra da Akşehir’dedir. On üçüncü yüzyılın sonlarına doğru Akşehir’de ölür. Akşehir’deki türbesine gömülür. Nasrettin Hoca için Hortu bir başlangıçtır. Akşehir son… Sözden öze gelelim ve sohbetimize bir düğüm vuralım. Bir gün yolunuz Ankara’dan Eskişehir’e düşerse Sivrihisar’a varmadan yolun sağında, basık damlı kerpiç evleriyle küçük bir Anadolu köyü göreceksiniz: Hortu köyü. Bu köyden bir insan yetişmiş ve yedi yüzyıl tüm dünyaya insanı, insanlığın iç ve dış yapısını anlatmıştır. Küçük bir Anadolu köyü ama ne büyük ne haşmetli köy böyle. Kolay mı bir Nasrettin Hoca yetiştirebilmek…

***Nasrettin Hoca’nın Köyünde Serbest Okuma metni cevapları (Sayfa 123-124) hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilir, emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilirsiniz.

Türkçe Ders Kitabı Cevapları
☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
8
love
4
unlike
3
clap
2
happy
2
angry
1
confused
1
sad

3 Yorum

Yorum Yap