Deyimler ve Anlamları (Kısa) 150 Tane

Deyimler ve anlamları (kısa) 150 tane, çok kullanılan deyimlerden derlenen 150 tane deyim ve anlamları.

Deyimler ve Anlamları (Kısa) 150 Tane

Deyimler ve Anlamları (Kısa) 150 Tane

A ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Abayı yakmak: Birine aşırı bir biçimde gönül vermek, tutulmak, âşık olmak

Açığa vurmak: Belli etmek, ortaya çıkarmak

Adamdan saymak: Bir kimseye gereğinden fazla değer vermek, saygı duymak

Ağzına kilit vurmak: Susmak

Akşama kalmak: İş gecikmek, bitmemek

Ayağının altına almak: Tekme ile dövmek

Azıcık aşım ağrısız başım: “derdim olmasın da başka bir şey istemem” anlamında kullanılan bir söz

B ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Baltayı taşa vurmak: Farkında olmayarak birine dokunacak sözler söylemek, pot kırmak

Başına kaynar sular dökülmek: Üzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak

Başı bağlı olmak: Evli olmak

Beyni sulanmak: Düzgün düşünemez olmak, bunamak

Biçilmiş kaftan: Bütünü ile uygun, elverişli (iş)

Boy ölçüşmek: Yarışmak

Burnu sızlamak: Duygulanmak

C ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Can atmak: Şiddetle arzu etmek, çok istemek

Cebi delik: Tutumlu olmayan kimse

Ciğerine işlemek: Kötü söz, kötü davranış çok dokunmak, etkilemek

Cuk oturmak: Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak

Cüret etmek: Saygı sınırlarını aşarak davranmak

Ç ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Çalıp çırpmak: Hırsızlık yapmak

Çekip çevirmek: Hâle yola koymak, yönetmek

Çığırından çıkmak: Kontrol edilemez hale gelmek

Çile çekmek: Büyük sıkıntı ve üzüntü içinde yaşamak

Çürük çarık: Sağlam olmayan, işe yaramaz

D ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Dalga geçmek: Eğlenmek, alay etmek

Derdini dökmek: Derdini, sıkıntılarını ayrıntılı olarak anlatmak, dile getirmek

Dırdır etmek: Bezginlik verecek kadar çok konuşmak

Dokuz doğurmak: Merakla, heyecan içinde, sabırsızlıkla beklemek

Dört dönmek: Telaş içinde çare aramak

E ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Ekmeği ile oynamak: Geçim kaynağını tehlikeye düşürmek

El etek çekmek: Vazgeçmek

Ense yapmak: Hiçbir iş yapmadan yan gelip yatmak

Esip gürlemek: Sinirli bir biçimde kızmak, bağırmak

Eşref saati gelmek: İş görecek kimsenin ters davranmayarak, güçlük çıkarmayarak uysallık göstermesi

F ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Falso vermek: Açık vermek

Ferman dinlememek: Yasa, kural, yol yöntem tanımamak

Fikir yürütmek: Bir konu üzerine düşüncesini söylemek

Fiyat biçmek: Bir değer için ödenecek para karşılığını belirlemek

Fondip yapmak: Bir solukta, bir dikişte içmek

Foyası meydana çıkmak: Bir olay dolayısıyla bir kimsenin kötü niteliği ortaya çıkmak

G ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Gafil avlamak: Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek

Gelip çatmak: Vakti gelmek, kaçınılmaz olmak

Gık dememek: Sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak

Göğsü kabarmak: Övünç duymak, kıvanmak, iftihar etmek

Gün görmek: Sıkıntı içinde yaşamak

H ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Haddini bilmek: Konumuna, durumuna uygun davranmak

Hesaba katmak: Dikkate almak, göz önünde bulundurmak

Hevesi kursağında kalmak: İstediği, imrendiği şeyi elde edememek

Hır çıkarmak: Kavga, gürültü çıkarmak

Hor kullanmak: Dikkat etmeyerek hoyratça kullanmak

I ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Icığını cıcığını çıkarmak: İncelenmemiş, elden geçirilmemiş hiçbir yerini bırakmamak

Ikınıp sıkınmak: Bir iş yapabilmek için kendini çok zorlamak

Iska geçmek: Hedefe rast getirememek

Iskartaya çıkarmak: Değersiz bularak bir yana atmak

Işık tutmak: Düşüncesiyle kılavuzluk etmek, konuyu aydınlatıcı düşünceler söylemek

İ ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

İç çekmek: Üzüntüyle derinden soluk almak

İki çift laf etmek: Bir araya gelerek sohbet etmek

İliğini kurutmak: Canından bezdirecek kadar sıkıntı vermek

İpe un sermek: Geçersiz birtakım nedenler ileri sürerek istenilen işi yapmaktan kaçınmak

İstifini bozmamak: Aldırış etmeyip durum ve davranışını değiştirmemek

K ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Kabak tadı vermek: aşırı tekrarlanması, sürdürülmesi yüzünden bir şeyden doygunluk, yorgunluk veya bıkkınlık duyarak onu istemez duruma gelmek

Kabuğuna çekilmek: Dışarısı ile olan ilişkilerini kesmek, kimse ile görüşmemek

Kafası atmak: öfkelenmek, kızmak

Kem gözle bakmak: Kötü niyetle bakmak

Kemerini sıkmak: Tutumlu davranmak, açlığa ve susuzluğa katlanmak

Kendini kaptırmak: Bir şeyin etkisinden kurtulamayacak duruma düşmek

Kısmeti açılmak: Kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmak

Kulağını çınlatmak: Birini anmak

L ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Laf atmak: Sözle sarkıntılık etmek

Laf taşımak: Dedikodu ederek laf götürüp getirmek

Laklak etmek: Karşılıklı, gelişigüzel, havadan sudan konuşmak

Leke sürmek: Birine onurunu sarsacak biçimde iftirada bulunmak, suç yüklemek

Leyleği havada görmek: Çok gezmek

Lokmasını saymak: Sofrada yemek yiyen bir kimsenin ne kadar yediğine dikkat etmek

M ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Madara etmek: Kötü duruma düşürmek

Makas almak: Birinin yanağını orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkıştırmak

Mekik dokumak: İki nokta veya durum arasında sürekli gidip gelmek

Midesi kazınmak: Çok acıkmak

Mukayyet olmak: Korumak, gözetmek

Mürekkep yalamak:

N ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Nalları dikmek: Çok okumuş, yazmış olmak

Nefesi kesilmek: Güç soluk alacak duruma gelmek veya soluğu büsbütün durmak

Niyet etmek: Bir şeyi yapmayı zihinde tasarlamak

Not düşmek: Not yazmak

Nutku tutulmak: Korkudan, şaşkınlıktan veya öfkeden konuşamaz olmak

Nutuk çekmek: Uzun, sıkıcı bir konuşma yapmak

O ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Ocağına düşmek: Birine koruması için sığınmak veya yardım etmesi için yalvarmak

Oh çekmek: Birinin kötü duruma düşmesine sevinmek

Oluruna bırakmak: İşi belli bir amaca göre değil, kendi akışı içinde yürütmek

Omuz silkmek: Aldırmamak, önem vermemek

Ortada kalmak: Güç bir durumda veya iki şey arasında kalmak

Ö ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Ödü patlamak: Çok korkmak

Ölçüyü kaçırmak: Yiyip içmekte veya davranışlarda aşırı gitmek

Ömür çürütmek: Uzun zaman emek vermiş olmak veya boşuna vakit geçirmiş olmak

Özenip bezenmek: Bir işi ayrıntılarına varıncaya değin büyük bir özenle ve titizlikle yapmak

Özür dilemek: Yaptığı bir yanlıştan ötürü bağışlanmasını istemek

P ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Paçaları sıvamak: Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak

Paniğe kapılmak: Ne yapacağını bilememek

Peşine takılmak: Ardından gitmek

Posta koymak: Birini korkutmak, gözdağı vermek

Put gibi durmak: Sessiz, anlamsız bir bakışla ve kımıldamaksızın durmak

R ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Rahat batmak: İyi bir durumdayken bu durumu olmayacak sebepler yüzünden bırakanlar için sitem yollu söylenen bir söz

Rayına oturtmak: Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek

Rengi atmak: Korku, heyecan vb. sebeplerle benzi sararmak

Rest çekmek: Herhangi bir konuda sert ve kesin olarak son sözü söylemek

Ruhu bile duymamak: Bir işin yapıldığını hiç mi hiç sezmemek, anlamamak

Ruhunu teslim etmek: Ölmek

S ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Sabrı taşmak: Artık katlanamaz, dayanamaz duruma gelmek

Saçına ak düşmek: Yaşlanmak

Saçını başını yolmak: Çok üzülmek

Salık vermek: Tavsiye etmek

Sebil etmek: Bol bol vermek, dağıtmak

Seferber olmak: Birçok kimse bir iş, bir amaç için bütün olanaklarıyla girişmek

Seyirci kalmak: Bir olay karşısında hiçbir tepki göstermeyerek işe karışmamak

Su yüzüne çıkmak: Görünür olmak

Ş ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Şad olmak: Memnun ve mutlu olmak

Şeref vermek: Onurlandırmak, şereflendirmek

Şeşi beş görmek: Yanlış görmek

Şeytan dürtmek: Durup dururken uygunsuz, kötü bir davranışta bulunmak

Şifayı kapmak: Hastalanmak veya hastalığı artmak

Şirazesi kaymak: Akıl dengesini kaybetmek

T ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Taban tepmek: Uzun yol yürümek

Tarihe geçmek: Önemi bakımından unutulmayacak bir durum kazanmak

Tefe koymak: Biri hakkında alaylı dedikodu yapmak

Tepesi atmak: Birdenbire öfkeye kapılmak

Tırnak göstermek: Korkutmak, gözdağı vermek

Tiye almak: Biriyle alay etmek

U ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Ucuz atlatmak: Zor veya tehlikeli durumdan az zararla sıyrılmak

Umurunda olmamak: Aldırmamak

Uyku çekmek: Kısa süreli uyumak

Uzağı görmek: İleride ne olacağını kestirmek

Uzun etmek: Tartışmayı sürdürmek

Ü ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Üçe beşe bakmamak: Fiyat üzerinde küçük farkları önemsememek

Üste çıkmak: Suçlu olduğu hâlde karşısındakini suçlamak

Üstüne düşmek: Bir kimseyle veya bir şeyle çok ilgilenmek

Üstüne yatmak: Hakkı yokken bir şeyi kendine mal etmek

Üstüne yürümek: Korkutmak, yıldırmak amacıyla saldıracakmış gibi yapmak

V ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Vakit geçirmek: Oyalanmak

Verip veriştirmek: Ağzına geleni söylemek

Vız gelip tırıs gitmek: Önemsememek, aldırış etmemek

Volta atmak: Bir aşağı bir yukarı dolaşmak

Vücuda getirmek: Ortaya çıkmak, oluşmak, meydana gelmek

Y ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Yabana atmak: Önem vermemek

Yeğ tutmak: Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli saymak

Yıldızı barışmamak: Aralarında görüş, düşünce ve duygu ayrılıkları bulunup birbirlerinden hoşlanmamak

Yol almak: Yolda ilerlemek

Yuva kurmak: Evlenmek

Z ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Zaman öldürmek: Boş şeylerle vakit geçirmek

Zılgıt yemek: Azar işitmek

Zihnini kurcalamak: Çözülmesi gerekli bir konu üzerinde durmak

Zil takıp oynamak: Çok sevindiğini belli etmek

Zokayı yutmak: Aldatılıp zarara sokulmak

İlgili İçerikler:

Atasözleri ve Anlamları (Kısa) 100 Tane

*** Deyimler ve Anlamları (Kısa) 150 Tane içeriği hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilirsiniz.

Diğer Sözler İçin Tıklayın

Yorum Yap