Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Telafi Eğitimi Programı Etkinlik Cevapları İçin Tıklayın

Anlatım Bozuklukları Örnekleri (120 Tane)

Anlatım bozukluğu nedir? Anlatım bozuklukları örnekleri, anlatım bozuklukları örnek cümleler ve açıklamaları, 120 tane anlatım bozukluklarına örnek olabilecek cümle.

Anlatım Bozukluklarına Örnekler

Anlatım Bozukluklarına Örnekler

Anlatım Bozukluğu Nedir?

Cümle kurarken sözcükleri yerinde kullanmama, cümlenin ögeleri arasında kurallara uygun bağlantılar kurmama, cümleyi birden fazla anlama gelebilecek biçimde oluşturma gibi nedenlerle duygu ve düşüncelerin anlaşılamaz hale getirilmesine anlatım bozukluğu denir.

Anlatım bozuklukları anlamsal bozukluklar ve yapısal bozukluklar olarak iki ana başlıkta incelenir.

Anlamsal Anlatım Bozuklukları Örnekleri

Cümlede gereksiz sözcük kullanmanın, anlamca çelişen sözcükler kullanmanın, sözcüğü yanlış anlamda kullanmanın, deyimleri yanlış anlamda kullanmanın, anlam belirsizliği, mantık ve sıralama yanlışlarının yol açtığı anlatım bozukluklarıdır.

Gereksiz Sözcük Kullanımına Örnekler

Not: Anlatım bozukluğuna neden olan sözcükler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Köyden ilçeye her gün dört kilometre yaya yürüyerek giderdi. (Köyden ilçeye her gün dört kilometre yürüyerek giderdi.)

Ağacın gölgesinde dinlenen adam oturduğu yerden ayağa kalktı. (Ağacın gölgesinde dinlenen adam oturduğu yerden kalktı.)

Kitap kelimesi, dilimize Arapça dilinden geçmiştir. (Kitap kelimesi, dilimize Arapçadan geçmiştir.)

Beyaz karlar sağa sola uçuşuyordu. (Karlar sağa sola uçuşuyordu.)

Yıllar boyunca karşılıklı mektuplaştık. (Yıllar boyunca mektuplaştık.)

Kedi az kalsın, neredeyse arabanın altında kalacaktı. (Kedi az kalsın arabanın altında kalacaktı.)

Yarın hava sıfırın altında eksi iki derece olacakmış. (Yarın hava eksi iki derece olacakmış.)

Onunla ilk tanışmamızın hikayesi çok ilginçtir. (Onunla tanışmamızın hikayesi çok ilginçtir.)

Yazdığı kitapta, çalıştığı şirketin bazı gizli sırlarını da açığa çıkarmış. (Yazdığı kitapta, çalıştığı şirketin bazı sırlarını da açığa çıkarmış.)

Bu okulda aşağı yukarı dokuz on yıldır görev yapıyor. (Bu okulda aşağı yukarı on yıldır görev yapıyor.)

Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanımına Örnekler

Not: Anlamca çelişen sözcükler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Eminim akşam için lezzetli yemekler yapmışsındır. (Eminim akşam için lezzetli yemekler yapmış olmalısın.)

Ankara’ya gelmeyeli hemen hemen tam yirmi yıl oldu. (Ankara’ya gelmeyeli hemen hemen yirmi yıl oldu.)

Arabanın aküsünü değiştirmezsen kesinlikle birkaç kilometre sonra yolda kalabilirsin. (Arabanın aküsünü değiştirmezsen kesinlikle birkaç kilometre sonra yolda kalırsın.)

Hiç şüphesiz karantina döneminde en çok zarar eden sektör giyim sektörü olsa gerek. (Hiç şüphesiz karantina döneminde en çok zarar sektör giyim sektörüdür.)

Belki okula gelmemesinin nedeni mutlaka hasta olmasıdır. (Belki okula gelmemesinin nedeni hasta olmasıdır.)

Elbette ödevin için sana biraz daha zaman verebilir. (Elbette ödevin için sana biraz daha zaman verecektir.)

Beni hiç unutma, arada bir hatırla. (Beni unutma, arada bir hatırla.)

Gönderdiğim kargo eminim pazartesiye kadar eline ulaşabilir. (Gönderdiğim kargo eminim pazartesiye kadar eline ulaşır.)

Ağacın altında tam yüz civarı koyun otluyor. (Ağacın altında yüz civarı koyun otluyor.)

Kuşkusuz gördüğüm en güzel gece elbisesi bu olmalı. (Kuşkusuz gördüğüm en güzel gece elbisesi budur.)

Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanımına Örnekler

Not: Yanlış anlamda kullanılan sözcükler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Kedinizin tırnakları epey büyümüş. (Kedinizin tırnakları epey uzamış.) → Tırnak büyümez; uzar.

Mimar Sinan 9 Nisan 1588 yılında vefat etmiştir. (Mimar Sinan 9 Nisan 1588 tarihinde vefat etmiştir.) → Gün, ay ve yıl birlikte verilmişse yıl sözcüğü değil tarih sözcüğü kullanılmalıdır.

Çocuğunun her doğum gününde bahçeye bir fidan ekiyor. (Çocuğunun her doğum gününde bahçeye bir fidan dikiyor.) → ekme” işi tohum için geçerlidir. Ağaç – fidan dikilir.

Yaşlı insanların korona virüsünden etkilenme şansı daha yüksektir. (Yaşlı insanların korona virüsünden etkilenme riski daha yüksektir.) → “şans” olumlu durumlar için kullanılır. Hastalıktan etkilenmek olumsuz olduğu için “risk” sözcüğünü kullanmak gerekir.

Seraların sel nedeniyle zarar görmesi, domates fiyatının artmasını sağladı. (Seraların sel nedeniyle zarar görmesi, domates fiyatlarının artmasına neden oldu.) → “sağlamak” olumlu durumlar için kullanılır. Burada olumsuz bir durum olduğu için “yol açtı”, “neden oldu” gibi söz grupları kullanılmalıdır.

Kağıt toplayıcılarını hep azımsıyorlar, onların mesleklerini ciddiye almıyorlar. (Kağıt toplayıcılarını hep küçümsüyorlar, onların mesleklerini ciddiye almıyorlar.) → Kişiler azımsanmaz; küçümsenir.

Lütfen kendinizi bize tanıştırır mısınız? (Lütfen kendinizi bize tanıtır mısınız?) → “tanıştırmak” karşılıklı yapılan bir eylemdir. Burada tek taraflı bir eylem olduğundan “tanıtmak” kullanılmalıdır.

Her türlü söylem bizim moralimizi bozamaz. (Hiçbir söylem bizim moralimizi bozamaz.) → “bozamaz” olumsuz çekimlidir. Bu nedenle “hiçbir” sözcüğü kullanılmalıdır.

İçtiği çayın ücretini duyunca bağırıp çağırmaya başladı. (İçtiği çayın fiyatını duyunca bağırıp çağırmaya başladı.) → “ücret” sözcüğü bir emeğin, iş gücünün parasal olarak karşılığı için kullanılır. Nesnelerin para karşılığı için “fiyat” kullanılmalıdır.

Yaşı geliştikçe daha da çekilmez oluyor. (Yaşı ilerledikçe daha da çekilmez oluyor.) → Yaş gelişmez; ilerler.

Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımına Örnekler

Not: Yanlış yerde kullanılan sözcükler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

İlk önce gelen otobüse ben sonra annem bindi. (Gelen otobüse ilk önce ben sonra annem bindi.)

Dün gece uykusuz yola çıkınca kaza yapmış. (Dün gece yola uykusuz çıkınca kaza yapmış.)

Logar kapağını kapatmadıkları için bir kişinin yaralanmasına neden olan iki belediye çalışanı işçinin işine son verildi. (Logar kapağını kapatmadıkları için bir kişinin yaralanmasına neden olan belediye çalışanı iki işçinin işine son verildi.)

Yeni işe gelmiştim ki annem aradı. (İşe yeni gelmiştim ki annem aradı.)

Çok telefonla ilgilenen kişiler mutlaka sırt ve boyun ağrısı çekerler. (Telefonla çok ilgilenen kişiler mutlaka sırt ve boyun ağrısı çekerler.)

Eski Erzurum belediye başkanı da açılışa katıldı. (Erzurum eski belediye başkanı da açılışa katıldı.)

Ben sana her Allah’ın günü yardım etmek zorunda mıyım? (Ben sana Allah’ın her günü yardım etmek zorunda mıyım?)

Yarınki toplantıda çekinmeden düşüncelerini dile getirmelisin. (Yarınki toplantıda düşüncelerini çekinmeden dile getirmelisin.)

İzinsiz inşaat alanına girilemez. (İnşaat alanına izinsiz girilemez.)

Dünkü olayla ilgili kısaca bildiklerini anlattı. (Dünkü olayla ilgili bildiklerini kısaca anlattı.)

Deyimin Yanlış Anlamda ve Yanlış Deyim Kullanımına Örnekler

Not: Yanlış anlamda kullanılan deyimler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Sunumda kullanacağı dosyayı evde unuttuğunu anlayan mühendisin etekleri zil çalıyordu. (Sunumda kullanacağı dosyayı evde unuttuğunu anlayan mühendisin etekleri tutuştu.)

Uçak türbülansa girmiş, bütün yolcuların canı burnuna gelmişti. (Uçak türbülansa girmiş, bütün yolcuların yüreği ağzına gelmişti.)

Kızılay’ın depremzedelere yaptığı yardımlara göz yumduk. (Kızılay’ın depremzedelere yaptığı yardımlara minnettar kaldık.)

İftara daha çok var ama şimdiden midem zil çalıyor. (İftara daha çok var ama şimdiden karnım zil çalıyor.)

Çanakkale belgeselini ne zaman izlesem saçlarım diken diken olur. (Çanakkale belgeselini ne zaman izlesem tüylerim diken diken olur.)

Doktora gidip baştan tırnağa muayene olayım diyorum. (Doktora gidip baştan ayağa muayene olayım diyorum.)

Ona ayak bağı oluyor, işlerini çabucak bitirmesini sağlıyordu. (Ona yardımcı oluyor, işlerini çabucak bitirmesini sağlıyordu.)

Tüm işçiler kulak kabartmış, patronlarının konuşmasını dinliyordu. (Tüm işçiler kulak kesilmiş, patronlarının konuşmasını dinliyordu.)

Yıllar sonra öyle kötü bir patrona denk geldi ki dostlar başına… (Yıllar sonra öyle kötü bir patrona denk geldi ki düşman başına…)

İnat etti, çalıştı, çabaladı, sonunda ustasının gözüne batmayı başardı. (İnat etti, çalıştı, çabaladı, sonunda ustasının gözüne girmeyi başardı.)

Anlam Belirsizliğine Örnekler

Not: Anlam belirsizliğine neden olan sözcükler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Bir gün bana geri döneceğini biliyordum. (Senin bir gün bana geri döneceğini biliyordum. / Onun bir gün bana geri döneceğini biliyordum.)

İşinden istifa edeceğini duyduk. (Senin, işinden istifa edeceğini duyduk. / Onun, işinden istifa edeceğini duyduk.)

Fotoğrafını görünce ağlamaya başladı. (Senin fotoğrafını görünce ağlamaya başladı. / Onun fotoğrafını görünce ağlamaya başladı.)

Kardeşini arıyorum, cevap vermiyor. (Senin kardeşini arıyorum, cevap vermiyor. / Onun kardeşini arıyorum, cevap vermiyor.)

Kağıdını bana uzatır mısın? (Senin kağıdını bana uzatır mısın? /Onun kağıdını bana uzatır mısın?)

Görevli kadının çantasını aradı. (Görevli, kadının çantasını aradı.) → Kadının çantasını bir görevli mi arıyor yoksa görevli kadının çantası başkası tarafından mı aranıyor? Buradaki anlam belirsizliği “görevli” sözcüğünden sonra virgül (,) konularak giderilebilir.

Çocuk arabasını sürüyor. (Çocuk, arabasını sürüyor.) → Arabayı sürenin çocuk mu olduğu ya da bir kişinin çocuk arabasını mı sürdüğü anlam belirsizliğini ortadan kaldırmak için “çocuk” sözcüğünden sonra virgül getirilebilir.

Hırsız kadını yakaladı. (Hırsız, kadını yakaladı.) → Hırsız olan kadın mıdır yoksa hırsız, bir kadını mı yakalamıştır? Buradaki anlam belirsizliği “hırsız” sözcüğünden sonra virgül konularak giderilebilir.

Genç adama bağırdı. (Genç, adama bağırdı.) → Genç adama bağıran biri mi var yoksa genç bir kişi bir adama mı bağırıyor? Buradaki anlam belirsizliği “genç” sözcüğünden sonra virgül konularak giderilebilir.

İhtiyar adama yardımcı oldu. (İhtiyar, adama yardımcı oldu.) → Bir kişi ihtiyar bir adama yardımcı mı olmuş yoksa ihtiyar bir kişi bir adama mı yardımcı olmuş? Anlam belirsizliği “ihtiyar” sözcüğünden sonra virgül konularak giderilebilir.

Mantık ve Sıralama Yanlışlığına Örnekler

Not: Mantık hatasına neden olan sözcük veya söz grupları koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Yasa teklifi 400‘e karşı 120 oyla kabul edildi. (Yasa teklifi 120’ye karşı 400 oyla kabul edildi.)

Değil bir lokma ekmek, bir tabak yemek bile bulamadık. (Değil bir tabak yemek, bir lokma ekmek bile bulamadık.)

Zafer bırakın ıslık çalmayı gitar bile çalamaz. (Zafer bırakın gitar çalmayı ıslık bile çalamaz.)

İlk kez gerçekleşen festivale rekor sayıda insan katıldı. (İlk kez gerçekleşen festivale çok sayıda insan katıldı.) → İlk kez gerçekleşen bir festivale katılan insan sayısının rekor düzeyde olup olmadığı belirlenemeyeceğinden burada mantık hatası vardır.

Diş çürükleri tedavi edilmezse ölüme; hatta kalp krizine dahi yol açabilir. (Diş çürükleri tedavi edilmezse kalp krizine; hatta ölüme dahi yol açabilir.)

Güzel günler göreceğimiz yarınlara özlem duyuyorum. (Güzel günler göreceğimiz yarınları bekliyorum.) → Gelecekteki olaylar değil geçmişteki olaylar özlenir.

Polisler otomobilin bagajından bir tır dolusu kaçak malzeme çıkardılar. (Polisler otomobilin bagajından çok miktarda kaçak malzeme çıkardılar.) → Bir otomobil bagajından tır dolusu malzeme çıkması mümkün değildir.

Bütün bildiklerimi ve bilmediklerimi sana öğreteceğim. (Bütün bildiklerimi sana öğreteceğim.) → Bilinmeyen şeyler öğretilemez.

Vali yardımcısı, trafik kazasında hayatını kaybedenlere baş sağlığı diledi. (Vali yardımcısı, trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diledi.) → Ölenlere baş sağlığı dilemek mantıksızdır.

Sizinle sık sık hatta arada bir görüşmeliyiz. (Sizinle arada bir hatta sık sık görüşmeliyiz.)

Yapısal Anlatım Bozuklukları Örnekleri

Cümlede özne ile yüklemin uyumsuz olmasının, ek yanlışlığı yapılmasının, öge eksikliğinin bulunmasının, tamlama yanlışlığı yapılmasının, yanlış bağlaç kullanılmasının neden olduğu anlatım bozukluklarıdır.

Özne – Yüklem Uyumsuzluğuna Örnekler

Not: Özne – yüklem uyumsuzluğuna neden olan sözcük veya söz grupları koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Sinem, Suat ve ben bütün gün havuzda yüzdüm. (Sinem, Suat ve ben bütün gün havuzda yüzdük.)

Ben ve annem daha önce bu camiyi ziyaret etmişti. (Ben ve annem daha önce bu camiyi ziyaret etmiştik.)

Sen ve kardeşin bahçeyi temizlesin. (Sen ve kardeşin bahçeyi temizleyin.)

Kurtlar sürü halinde geziyorlar. (Kurtlar sürü halinde geziyor.) → Özne insansa, yüklem tekil veya çoğul olabilir. Eğer özne insan dışı bir varlık ise yüklem her zaman tekil olur.

Festival alanına otobüsler girip çıkıyorlar. (Festival alanına otobüsler girip çıkıyor.)

Havalar ısınmayınca çiçekler açmamışlar. (Havalar ısınmayınca çiçekler açmamış.)

Herkes bize bakmıyordu. (Herkes bize bakıyordu.)

Depodaki hiçbir üründe fiyat etiketi vardı. (Depodaki hiçbir üründe fiyat etiketi yoktu.)

Hepimiz düğüne gitmedik. (Hepimiz düğüne gittik.)

Herkes ondan nefret ediyor, onun yüzünü bile görmek istemiyordu. (Herkes ondan nefret ediyor, hiç kimse onun yüzünü bile görmek istemiyordu.)

Ek Yanlışlarına Örnekler

Not: Eksik ya da yanlış kullanılan ekler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

İki saat ders alıp otomobil sürmesini öğrendi. (İki saat ders alıp otomobil sürmeyi öğrendi.)

Pandemi hakkında konferans veren adam daha konuşmasını bilmiyor. (Pandemi hakkında konferans veren adam daha konuşmayı bilmiyor.)

Okumasını bilmiyor ama sora sora istediği yere tek başına gidebiliyor. (Okumayı bilmiyor ama sora sora istediği yere tek başına gidebiliyor.)

Yemek tuzsuz ancak lezzetsiz değildi. (Yemek tuzsuzdu ancak lezzetsiz değildi.)

Eşi çok güler yüzlü ama misafirperver değildi. (Eşi çok güler yüzlüy ama misafirperver değildi.)

Ahmet annesini sınıf arkadaşları tanıştırdı. (Ahmet annesini sınıf arkadaşlarıyla tanıştırdı.)

1990′larda İzmir’e taşınmışız. (1990’da İzmir’e taşınmışız.)

İnşaattaki çalışan işçilere yemek götürdü. (İnşaatta çalışan işçilere yemek götürdü.)

Mobilya fuarına birçok yerli ve yabancı firmalar katıldı. (Mobilya fuarına birçok yerli ve yabancı firma katıldı.)

Dedemin midesi ağrıdığında karbonat yutardı. (Dedem midesi ağrıdığında karbonat yutardı.)

Öge Eksikliğine Örnekler

Not: Eksik olan ögeler koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Kimse müdahale etmiyor, olayı izliyordu. (Kimse müdahale etmiyor, herkes olayı izliyordu.) → Özne eksikliği

Biz onları çağırmadık, yine de geldiler. (Biz onları çağırmadık, onlar yine de geldiler.) → Özne eksikliği

Futboldan az, voleyboldan hiç hoşlanmam. (Futboldan az hoşlanırım, voleyboldan hiç hoşlanmam.) → Yüklem eksikliği

İçeri önce siz sonra onlar girecek. (İçeri önce siz gireceksiniz sonra onlar girecek.) → Yüklem eksikliği

Tabletimin şarjı bitti o yüzden buraya getirmedim. (Tabletimin şarjı bitti o yüzden tabletimi buraya getirmedim.) → Nesne eksikliği

Babasına bir türlü ulaşamamış, herkese soruyor. (Babasına bir türlü ulaşamamış, herkese babasını soruyor.) → Nesne eksikliği

Buranın doğasını çok severim, her fırsatta gelirim. (Buranın doğasını çok severim, buraya her fırsatta gelirim.) → Dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) eksikliği

Seni tanıyorum ve güveniyorum. (Seni tanıyorum ve sana güveniyorum.) → Dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) eksikliği

Öğrencilerini çok sever, güçlü bir iletişim kurardı. (Öğrencilerini çok sever, öğrencileriyle güçlü bir iletişim kurardı.) → Zarf tümleci eksikliği

Babam arabasını çok seviyor fakat hastalığı nedeniyle ilgilenemiyordu. (Babam arabasını çok seviyor fakat hastalığı nedeniyle arabasıyla ilgilenemiyordu.)  → Zarf tümleci eksikliği

Tamlama Yanlışlarına Örnekler

Not: Yanlış tamlamalar koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Klasik ve macera romanlarını okumayı çok severim. (Klasik romanları ve macera romanlarını okumayı çok severim.)

Fazlalık olan kıyafet ve mutfak eşyalarını ihtiyacı olan bir aileye verdim. (Fazlalık olan mutfak eşyalarını ve kıyafetleri ihtiyacı olan bir aileye verdim.)

Bu sigorta ile özel ve devlet hastanelerinden faydalanabilirsiniz. (Bu sigorta ile özel hastanelerden ve devlet hastanelerinden faydalanabilirsiniz.)

Öğretmen benim ve senin notunu okumadı. (Öğretmen benim notumu ve senin notunu okumadı.)

Bakkaldan yoğurt ve domates salçası alır mısın? (Bakkaldan domates salçası ve yoğurt alır mısın?)

Bazı ülkelere maddi ve gıda yardımı yapılacak. (Bazı ülkelere maddi yardım ve gıda yardımı yapılacak.)

Bu aralar duygusal ve kişilik sorunları yaşıyor. (Bu aralar duygusal sorunlar ve kişilik sorunları yaşıyor.)

Ülkemizde bu ay birçok festivaller düzenlenecek. (Ülkemizde bu ay birçok festival düzenlenecek.)

Kış için on türlü reçeller yaptım. (Kış için on türlü reçel yaptım.)

Bu duygular geçici ve insanı yanıltıcı olduğu bilinmelidir. (Bu duyguların geçici ve insanı yanıltıcı olduğu bilinmelidir.)

Bağlaç Yanlışlarına Örnekler

Not: Yanlış kullanılan bağlaçlar koyu renkle belirtilmiştir. Cümlelerin anlatım bozukluğu giderilmiş halleri parantez içerisinde verilmiştir.

Seninle sinemaya gelemem ama evde çok işim var. (Seninle sinemaya gelemem çünkü evde çok işim var.)

Bahçeyi temizleyecektim hatta eve misafir gelince temizleyemedim. (Bahçeyi temizleyecektim fakat eve misafir gelince temizleyemedim.)

Not almak isteyen varsa defterini ya da kalemini hazır etsin. (Not almak isteyen varsa defterini ve kalemini hazır etsin.)

Beni hiç üzmüyor ama bir dediğimi iki etmiyor. (Beni hiç üzmüyor hatta bir dediğimi iki etmiyor.)

Hava kararmıştı ancak farlar da çalışmıyordu; yola çıkamadık. (Hava kararmıştı üstelik farlar da çalışmıyordu; yola çıkamadık.)

Yarın gitmeyelim çünkü haftaya gidelim. (Yarın gitmeyelim ama haftaya gidelim.)

Onu da yanımıza alacaktık hatta evde bulamadık. (Onu da yanımıza alacaktık ancak evde bulamadık.)

Ünlü sanatçı çeşitli tiyatrolarda oynamış fakat yönetmelik de yapmıştır. (Ünlü sanatçı çeşitli tiyatrolarda oynamış üstelik yönetmelik de yapmıştır.)

Yazarın son kitabını bir solukta okudu ama özetini de çıkardı. (Yazarın son kitabını bir solukta okudu hatta özetini de çıkardı.)

Brokoli çok lezzetli fakat çok da vitaminli bir sebzedir. (Brokoli çok lezzetli ayrıca çok da vitaminli bir sebzedir.)

*** Anlatım bozuklukları örnekleri hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilirsiniz.

Diğer Örnekler İçin Tıklayın

Yorum Yap