Nasreddin Hoca metni cevapları ve soruları, İlke Yayınları 3. sınıf Türkçe kitabı Sayfa 203-204-205-206-207-208-209-210 (Millî Kültürümüz Teması)
Nasreddin Hoca Metni Cevapları

Nasreddin Hoca Metni Cevapları (3. Sınıf Türkçe)
Nasreddin Hoca Metni Cevapları Sayfa 204
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
Soru: “Nasreddin Hoca” hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Nasreddin Hoca, Türk halk edebiyatının en önemli karakterlerinden biridir. 13. yüzyılda, Anadolu’da yaşadığına inanılır ve hem fıkraları hem de hikâyeleriyle tanınır. Mizahi bir dille toplumun ahlaki değerlerini, insan ilişkilerini ve günlük yaşamı eleştirir. Hoca, genellikle zeki ve pratik çözümler bulan bir figür olarak tasvir edilir. Mizahi hikâyeleri, derin bir felsefe ve toplumun gerçeklerine dair öğütler içerir. Nasreddin Hoca’nın en bilinen fıkraları, yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılmakta ve Türk kültüründe önemli bir yer tutmaktadır.
Soru: Okuyacağınız metnin görsellerini inceleyip konusunu tahmin ediniz.
Cevap: Görselden hareketle metnin Nasrettin Hoca’nın eşeğe ters bindiği fıkra olduğunu düşünüyorum.
Metni vurgu, tonlama ve telaffuza dikkat ederek sesli okuyunuz.
NASREDDİN HOCA
Nasreddin Hoca’yı bilmeyen var mı? Derler ki; Nasreddin Hoca, gelmiş geçmiş ünlülerin hem en güldürücü hem de en akıllı olanıdır.
Bir gün Nasreddin Hoca Akşehir’deki biraz yaramaz olan öğrencilerini pazara götürmek, onlara pazarı tanıtmak istemiş. Çocuklar buna çok sevinmişler. Hemen sınıftan dışarı koşmuş, yola çıkmaya hazırlanmışlar.
Tam yola çıkacakları zaman bir de ne görsünler? Nasreddin Hoca eşeğine ters binmiş oturuyor! “Hoca aklını mı şaşırdı?” diye düşünmüşler. Dayanamayıp sormuşlar, “Hocam, neden eşeğe böyle ters bindiniz?”
Hoca kıs kıs gülmüş. “Eşeğe doğru binip önünüzde gitsem, sırtım size dönük olacak. Kim bilir arkamdan ne yaramazlıklar yapacaksınız. Sizi önüme katsam, yolda görenler ayıplayacak, ‘Hocalarına hiç saygıları yok. Onu arkada bırakmış, kendileri öne geçmiş.’ diyecekler. Ama eşeğe ters binince hem ben sizin önünüzden giderim hem de siz benim gözümün önünde olursunuz.” demiş.
Nasreddin Hoca Metni Cevapları Sayfa 205
Pek çok resimde ve heykelde Nasreddin Hoca’yı eşeğinin sırtında ters otururken görürsünüz. İşte bu görüntü, Hoca’nın öğrencilerini pazara götürdüğü günden kalmadır, derler.
1. ETKİNLİK
Soru: Metinde geçen aşağıdaki kelimelerin anlamlarını tahmin ederek noktalı yerlere yazınız.
Cevap:
ünlü: Herkes tarafından tanınan, meşhur
ayıplamak: Bir kişinin davranışının yanlışlığını kınamak
heykel: Kayanın yontulmasıyla elde edilen şekiller
Soru: Aşağıda anlamları verilen kelime gruplarını ipuçlarından yararlanarak metinden bulup yazınız.
Cevap:
2. ETKİNLİK
Soru: Arkadaşlarınızla konuşarak aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
Cevap:
Soru: Nasreddin Hoca nasıl birisiydi?
Cevap: Ünlü, güldürücü ve akıllı birisiydi.
Soru: Nasreddin Hoca öğrencilerini neden pazara götürdü?
Cevap: Onlara pazarı tanıtmak için götürdü.
Soru: Nasreddin Hoca, eşeğe ters binince öğrencileri ne düşündüler?
Cevap: Hoca’nın aklını şaşırdığını düşündüler.
Soru: Nasreddin Hoca neden eşeğe ters bindi?
Cevap: Hem çocukların önünden gitmiş olmak hem de çocuklara göz kulak olmak için eşeğe ters bindi.
Okuduğumuz metinde bir Nasreddin Hoca fıkrasına yer verilmiştir. Kısa ve özlü anlatımı olan, güldürücü hikâyeciklere “fıkra” adı verilir
Nasreddin Hoca Metni Cevapları Sayfa 206
3. ETKİNLİK
Soru: Nasreddin Hoca’nın yerinde siz olsaydınız yaramaz öğrencilerinizi pazara nasıl götürürdünüz? Anlatınız.
Cevap: Ben, çocukların da evlerinden bir eşek getirmelerini söylerdim, herkes pazara eşekle gitmiş olurdu.
Soru: Nasreddin Hoca fıkraları hakkında neler düşünüyorsunuz? Açıklayınız.
Cevap: Nasrettin Hoca fıkralarının hem komik hem de mesajlar veren, öğretici fıkralar olduğunu düşünüyorum.
Soru: Öğrendiğiniz Nasreddin Hoca fıkrasını arkadaşlarınıza anlatınız.
Cevap:
Parayı Veren Düdüğü Çalar Fıkrası
Çocuklar, pazara gelen Nasreddin Hoca’nın etrafını sarmış.
“Hoca, bana düdük al!” demiş biri. “Bana da, bana da!” demiş bir diğeri.
Diğerleri de sırayla: “Ben de düdük isterim! ”
“Bir tane de bana!”, demişler.
İçlerinden sadece biri Nasreddin Hoca’ya düdük parası vermiş. Hoca, parayı alıp pazara gitmiş.
Hoca, akşam pazardan dönünce çocuklar etrafını sarmış. Her biri düdüğünü istemiş. Cebinden bir düdük çıkaran hoca, parayı veren çocuğa vermiş.
Diğer çocuklar hep bir ağızdan bağırmış: “Hani bizim düdüğümüz?”
Nasrettin Hoca gülerek, “Parayı veren düdüğü çalar”, demiş.
Soru: Aşağıdaki fotoğrafları ve altlarındaki fıkra adlarını inceleyiniz. Fotoğraflardaki heykellerle canlandırılan Nasreddin Hoca fıkralarının adlarını tahmin edip başındaki kutucuğu ✓ ile işaretleyiniz.
Cevap:
Nasreddin Hoca Metni Cevapları Sayfa 207
4. ETKİNLİK
Soru: Bir Nasreddin Hoca fıkrasının anlatıldığı aşağıdaki çizgi romanı inceleyip sınıfta canlandırınız.
Cevap: Fıkrayı güzelce ezberleyip canlandıracağız.
Soru: Bu fıkranın içeriğine uygun bir başlık belirleyiniz.
Cevap: Elini Vermeyen Adam
Nasreddin Hoca Metni Cevapları Sayfa 208
5. ETKİNLİK
Soru: Aşağıdaki bilmecelerin cevaplarını, verilen görsellerden yararlanarak noktalı yerlere yazınız.
Cevap:
Nasreddin Hoca Metni Cevapları Sayfa 209
6. ETKİNLİK
Soru: Sizi en çok güldüren fıkrayı özenli ve okunaklı şekilde aşağıya yazınız.
Cevap:
Soru: Yazdığınız fıkrayı yazım ve noktalama kuralları açısından gözden geçirip düzenleyiniz. Ardından fıkrayı anlatarak arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Fıkrayı gözden geçirdim, arkadaşlarımla paylaşacağım.
7. ETKİNLİK
Soru: Aşağıdaki cümlelerde kaç tane büyük harf kullanılması gerektiğini örnekteki gibi yazınız.
Cevap:
Nasreddin Hoca Metni Cevapları Sayfa 210
8. ETKİNLİK
Soru: Aşağıdaki eş sesli kelimeleri örnekteki gibi farklı anlamlara gelecek şekilde cümle içinde kullanınız.
Cevap:
SONRAKİ METNE HAZIRLIK
Soru: Âşık Veysel hakkında araştırma yapınız.
Cevap: Aşık Veysel (1894-1973), Türk halk müziği ve halk edebiyatının en önemli temsilcilerinden biridir. Gerçek adı Veysel Şatıroğlu olan Aşık Veysel, 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğmuştur. Ailesi yoksul bir köylü ailesiydi. Küçük yaşlarda geçirdiği bir hastalık sonucu gözlerini kaybeden Aşık Veysel, hayatının geri kalan kısmını görme engelli olarak geçirmiştir. Ancak bu durum, onun sanatına engel olmamış; aksine, iç dünyasına daha derinlemesine dalarak, halk şiirinin ve Türk tasavvuf edebiyatının izlerini taşıyan anlamlı eserler vermiştir.
Soru: Yaşadığınız bölgenin doğal, tarihî, turistik yerlerini, varsa tanınmış tarım ürünlerini araştırınız.
Cevap: İstanbul, çok güzel bir doğaya sahiptir. Özellikle Boğaz çevresi çok güzeldir. Boğaz’da yeşil ve mavi iç içedir. İstanbul tarihte çok önemli bir yere sahiptir. Doğu Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapmıştır. İstanbul’da Ayasofya, Sultanahmet Camisi, Süleymaniye Camisi, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Çamlıca Tepesi, Galata Kulesi gibi pek çok turistik yer vardır. İstanbul’da özellikle Çengelköy’de çok güzel salatalık yetişir.
***Nasreddin Hoca metni cevapları Sayfa (203-204-205-206-207-208-209-210) hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilir, emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilirsiniz.
Yorum Yap