Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları (6. Sınıf Türkçe)

Anılar İçinde Bir Anı metni cevapları ve soruları, Yıldırım Yayınları 6. sınıf Türkçe kitabı Sayfa 256-257-258-259-260-261-262-263-264 (Duygular Teması)

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları (6. Sınıf Türkçe)

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları (6. Sınıf Türkçe)

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 256

METNE HAZIRLANALIM

Soru: Bir arkadaşınızın üzgün olduğunu görünce ona nasıl davranırsınız?

Cevap: Önce üzgünlüğünün nedenini sorarım. Nedenini öğrendiğimde olayı yorumlayıp onu teselli etmeye çalışırım.

Soru: Üzgün olduğunuzda arkadaşlarınızın size nasıl davranmasını istersiniz?

Cevap: Üzgünlüğümün nedenini anlamalarını isterim. Bana üzgünlüğümü ortadan kaldıracak çözüm yoları önermelerini isterim.

Soru: Aşağıdaki özdeyişlerle ilgili duygu ve düşüncelerinizi açıklayınız.

Üzülmek, yarının sıkıntısından bir şey eksiltmez. Sadece bugünün gücünü tüketir.
Küçük üzüntüler sineklere benzer, biraz hareket ve biraz eylemle onları kovabiliriz.

Cevap:

Üzülmek, yarının sıkıntısından bir şey eksiltmez. Sadece bugünün gücünü tüketir.

  • Gerçekten de bir duruma üzülünce ve sadece üzülüp elimizden bir şey gelmiyorsa eğer sadece kendimizi yıpratmış oluruz. Üzülmemiz, o durumun ortadan kalkması konusunda hiçbir işe yaramaz, sadece kendimize zarar veririz. Mesela tuttuğumuz takım yenildiğinde üzülmek gibi. Bizim buna üzülmemizin kimseye bir faydası olmayacaktır.

Küçük üzüntüler sineklere benzer, biraz hareket ve biraz eylemle onları kovabiliriz.

  • Küçük üzüntüler karşısında kendimizi çaresiz hissedip hiçbir şey yapmazsak onların büyümesine fırsat vermiş oluruz. Örneğin okulda düşük not aldığımız bir sınava sadece üzülüp hiçbir şey yapmazsak bir sonraki sınavdan yine düşük puan alırız. Ama harekete geçip biraz daha güzel çalışırsak daha yüksek puan alır ve mutlu oluruz.

Soru: Anılar İçinde Bir Anı” adlı metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz. Metni okurken aşağıdaki soruların cevaplarını bulmaya çalışınız. Bulduğunuz cevapları defterinize yazınız.

Cevap:

Soru: Metinde geçen kişiler kimlerdir?

Cevap: Yazar, annesi, arkadaşları ve bayram ziyareti yaptıkları kişilerdir.

Soru: Olaylar nerede ve ne zaman geçmektedir?

Cevap: Olaylar Emet’te ve yazarın çocukluğunda kış mevsiminde geçmektedir.

Soru: Giriş, gelişme ve sonuç bölümünden yararlanarak defterinize okuduğunuz metnin özetini çıkarınız.

Cevap: Yazardan çocukluğuyla ilgili bir yazı yazması istenince o da içinde bulunduğu kış mevsiminden hareketle bir kış mevsiminde yaşadıklarını anlatıyor. Kış mevsiminde yazarın yaşadığı yer olan Emet çok soğuk oluyor. Yazarın düzgün bir ayakkabısı olmadığı için ayakları çok üşüyor. Annesi ona bayramda lastik ve lapçın alınacağını söyleyince yazar çok mutlu oluyor. Bayramda lastik ve lapçın alınıyor. Bayramda yazar onları giyiyor, ayakları hiç üşümüyor. Ama daha sonra lastiklerden bir tanesinin olmadığını fark ediyorlar, yazar çok üzülüyor, her yerde arıyorlar ama lastiği bulamıyorlar. Yazarın sevinci kursağında kalıyor.

Soru: Okumanız bittikten sonra giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinin özetini bir ya da iki cümleyle yeniden ifade ediniz. Bu cümleleri birleştirerek anlam bütünlüğünü bozmadan tek bir paragrafa dönüştürünüz.

Cevap:

Giriş: Yazardan çocukluğuyla ilgili bir yazı yazması isteniyor. Yazar, bir bayram zamanı kendisine lastik ve lapçın alınmasını anlatmaya başlıyor.

Gelişme: Yazarın yaşadığı yerde kış mevsimi çok soğuk geçiyor, yazarın ayakkabıları eskidiği için ayakları çok üşüyor. Annesi ona bayramda lastik ve lapçın alınacağını söylüyor ve yazar çok seviniyor. Bayramdan önce lastik ve lapçın alınıyor ama bayram ziyaretlerinin dönüşünde lastiklerden biri kayboluyor.

Sonuç: Kaybolan lastik her yerde aranmasına rağmen bulunamıyor, yazarın sevinci kursağında kalıyor.

Yazardan çocukluğuyla ilgili bir yazı yazması isteniyor. Yazar, bir bayram zamanı kendisine lastik ve lapçın alınmasını anlatmaya başlıyor. Yazarın yaşadığı yerde kış mevsimi çok soğuk geçiyor, yazarın ayakkabıları eskidiği için ayakları çok üşüyor. Annesi ona bayramda lastik ve lapçın alınacağını söylüyor ve yazar çok seviniyor. Bayramdan önce lastik ve lapçın alınıyor ama bayram ziyaretlerinin dönüşünde lastiklerden biri kayboluyor. Kaybolan lastik her yerde aranmasına rağmen bulunamıyor, yazarın sevinci kursağında kalıyor.

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 257

ANILAR İÇİNDE BİR ANI

Sürdürmekte olduğum yaşam çabası, çocukluğumu, belleğimin ta derinliklerine itti sanıyordum. Çocukluğumla ilgili bir yazı istenince şöyle bir düşündüm. Gördüm ki o günler, hemen yakınlarda. Açık seçik, pırıl pırıl, aranıp anılmayı bekleyip duruyorlar. Kimi sevinç yüklü kimi buruk anılar, itişip kakışarak “Beni yaz, beni yaz!..” diye başıma üşüştüler.
Dışarıda kar yağıyor. Yoldan, irili ufaklı çocuklar geçiyor. Kiminin sırtı pek, karnı tok. Kimilerinin belki karınları tok ama sırtları yalın kat. Yürürken büzülüp tortop olmalarından belli, üşüyorlar. Nedense çocuklar çok üşür. Küçükken ben de çok üşürdüm. Bir kış günü…
Evet, anılar içinde bir anı var ki onu yazmanın tam yeri.
Biz o sıra, doğduğum yer olan Emet kasabasında yaşıyorduk. Ben henüz okula başlamamıştım. İkinci Dünya Savaşı sürüyordu. Türkiye’miz, savaşa girmedi. Ama savaşın soluğu ensemizde. Kıtlık kasırgası, özellikle yoksul evlerdeki insanların iliklerine işliyor. (…) Gün boyu yumruk kadar somunla doymak zorundayız. (…) Kundura öyle pahalı ki!.. Çay, şeker, lüks tüketim sayılıyor. Kısacası, yarı aç yarı tok büyümeye çabalıyoruz.
Bu patırtıda üst baş o denli önemli değil. Büyüklerin giysileri bozulup küçüklere uyduruluyor. Ama kundura işi zor. Büyüklerin ayakkabıları biz çocuklara uyar mı? Bilirsiniz, kışın ellerle ayaklar nasıl
üşür!.. Eller cebe, koltuk altlarına filan sokulur. Ama ayaklar çaresizdir. Soğuktan korunmak için su geçirmeyen ayakkabı ister. Yün çorap gerekir.
Benim ham koyun yününden örülme yün çoraplarım var. Ama ayakkabılarım su alıyor. Onarılamayacak kadar da eskimişler. Karda üç beş adım yürüdüm mü içleri vıcık vıcık oluyor. Karlı bir gün, yine sokağa çıktım. Arkadaşlarımla koşuşup oynadım. Sonra ağlaya ağlaya eve döndüm. Çoraplarım sırılsıklam. Ayaklarım mosmor olmuş. Bıçakla kesilip de üstüne tuz basılmış yara gibi sızlıyor.
Annem işte o gün müjdeyi verdi. Bayramda bana lastikle lapçın alınacaktı. Öyle bir sevindim ki!.. Artık bayramı iple

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 258

çekiyordum. Günler de bitmek bilmiyor. O güne dek hiç lastik lapçın giymemiştim. Ama arkadaşlarımın çoğunun lastik lapçını vardı. Lapçın, yumuşak deriden dikilme çorap. Şimdilerde giyilen yarım konçlu botlara benziyor. Ama altında kösele taban yok.
Lapçın, yataktan kalkınca yün çorabın üstüne giyiliyor. Gün boyu ayakta kalıyor. Herkesin dediğine göre ayakları çok sıcak tutuyor. Sokağa çıkarken lapçının üstüne kara lastikten yapılma ayakkabı giyiliyor. Bunların altları tırtırlı. Karda istediğin kadar koş, hiç kaymıyor. Eh, böylesine kat kat giyilince insanın ayağına su geçer mi? Oynarken ayaklar morarıp sızlar mı? Elbette hayır!
“Bana bayramda lapçın alınacak.” haberini önüme gelene yaydım. Bunu söylerken lastik lapçınları giymişçesine sevinip göneniyordum. Arife günü lastik lapçınlarım alındı. Bayram sabahı, erkenden kalktım. Hemen yün çoraplarımın üstüne lapçınlarımı geçirdim. Çiçekli pazenden yapılma entarimle yün hırkamı ve başlığımı giydim. Sıra lastiklere geldi. Onları giyinmeme annem yardım etti. Her şey tam olunca öylesine sevindim ki!.. Sokağa çıkmak için sabırsızlanıyordum. Önce evcek aile büyüklerine el öpmeye gittik. Sonra kapı önünde arkadaşlarıma katıldım. O zaman bizim oralarda kış çok sert geçerdi. Kar, aylarca yerden kalkmaz, saçaklarda baston gibi buzlar eksik olmazdı.
Lastik lapçınlarım var ya! Ayak değmemiş karlı yerlere atlıyorum. Karın içinde, suda çırpınan ördekler gibi coşkuyla debeleniyorum. Arkadan az ötede oluşmuş çamurun gözüne giriyorum. Yerler vıcık vıcık. Ama ayaklarım kupkuru. Kasabada âdettir: Bayram günleri, çocuklar uzak yakın komşu ayrımı yapmadan her kapıyı çalarlar. Evin büyükleri onlara iğde, kuru üzüm, kavrulmuş nohut, patlamış mısır, mendil verirler. Ben de el öpmeci çocuklara katıldım. Hep birlikte ev ev gezdik. Evlere girerken lastiklerimizi dışarıda çıkarıyorduk. Bu sırada aklım hep dışarıda kalıyordu. Bu yüzden, çokluk kapı ağzına dikiliyordum. El öpüp bayramlıklarımızı aldıktan sonra hemen kendimi dışarı atıyor, lastiklerimi ayağıma geçiriyordum. Gün batımına doğru yorgun argın evlerimize dağıldık. Kapı önünde lastiklerimi çıkarıyordum. Birden başımdan aşağıya kaynar sular boşandı, lastiğimin biri yoktu. Fener yakıldı. Sokakta gün boyu gezip oynadığım yerler arandı. Girip çıktığım evlere lastiğim soruldu. Yok, yok, yok!
O bir günlük sevinç böylece kursağımda kaldı. Yeniden bir çift lastik almamız olanaksızdı.
Tek lastikle de sokağa çıkamazdım. İster istemez, kışı eski ayakkabılarımla geçirdim. Baharda annem, lapçınlarımı sokakta giymemi istedi. Gelecek kışa küçüleceklerdi, annemin bu isteğini sevinçle yerine getirdim. Lapçınlarımla sokağa çıktım. Ne var ki bizim oralarda çorap yerine giyilen lapçınla sokağa çıkılmıyordu. Arkadaşlarım benimle öyle bir eğlendiler ki!.. Ağlaya ağlaya eve döndüm. Bir daha da onları giymedim.
Sahi, o lapçınlara ne oldu acaba? Sonradan bunu, anneme sormayı hiç akıl etmedim. Şimdi de soramam. Çünkü artık annem yok.

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 259

Sözcük Çalışması

Soru: Aşağıda harfleri karışık olarak verilen sözcükleri anlamlarından yararlanarak bulunuz.

Cevap:

Anlayalım, Yorumlayalım

Soru: Okuduğunuz metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.

Cevap:

Soru: 1) Metinde geçen olayı anlatan kimdir, olayla ilişkisi nedir?

Cevap: Metinde olayı yazar anlatmaktadır ve olayı aynı zamanda yaşayan kişidir.

Soru: 2) Yazarı çocukluğunda hangi haber çok sevindirmiştir?

Cevap: Kendisine bayramda lastik ve lapçın alınacağı haberine çok sevinmiştir.

Soru: 3) Yazar, lastik lapçın alındıktan sonra bayramı nasıl geçirmiştir? Sizce lastik lapçın alınmasaydı bayramı nasıl geçirirdi?

Cevap: Bayramı çok mutlu geçirmiştir, sulara, çamurlara girmesine rağmen ayakları ıslanmamış ve üşümemiştir. Alınmasaydı bayramı buruk geçirir, hayal kırıklığına uğrardı.

Soru: 4) Yazar akşamüzeri kapıda lastiklerini çıkarırken neyi fark etmiştir? Bu durum yazarı nasıl etkilemiştir?

Cevap: Lastiklerinin birinin olmadığını fark etmiştir. Bu durum onu çok üzmüş sevinci kursağında kalmıştır.

Soru: 5) Lapçınlarıyla sokağa çıkan yazara arkadaşları nasıl davranmıştır? Yazar arkadaşlarının davranışlarından nasıl etkilenmiştir?

Cevap: Arkadaşları yazarla alay ettiler. Yazar bu duruma çok üzülmüş, ağlaya ağlaya eve dönmüş ve onları bir daha giymemiştir.

Soru: Metindeki küçük kız siz olsaydınız arkadaşlarınızın alaycı tavrı karşısında neler hissederdiniz? Bu tavır karşısında sizin tepkiniz nasıl olurdu?

Cevap: Ben de çok üzülür ve ağlardım, benden özür dilenmeden onlarla konuşmazdım.

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 260

Soru: Küçük kızın arkadaşlarından biri siz olsaydınız ona nasıl davranırdınız? Açıklayınız.

Cevap: Herkes ona gülerken ben onu teselli eder, diğer arkadaşlarıma kızardım.

Soru: Aşağıdaki cümlelerden hangilerinde duygu belirten ifadeler vardır? Bu ifadelerin yer aldığı cümlelerin başındaki kutucukları işaretleyiniz.

Cevap:

Soru: Okuduğunuz metinle ilgili aşağıdaki ifadeler doğru ise “D”, yanlış ise “Y” kutucuğunu işaretleyiniz.

Cevap:

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 261

Soru: Çocuk ve gençlik edebiyatının dur durak bilmeksizin üreten usta kalemi Gülten Dayıoğlu’nu tanıyor muyuz?

Cevap: Evet, Gülten Dayıoğlu’nu tanıyorum.

Soru: Bu metinden hareketle Gülten Dayıoğlu’yta ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.

Cevap:

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 262

Söz Varlığımız

Soru: Arkadaşlarım benimle öyle bir eğlendiler ki!..” cümlesinde geçen “eğlenmek” sözcüğünün anlamı aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır? İşaretleyiniz.

Cevap:

Soru: Aşağıdaki ifadeleri “iple çekmek, aklı kalmak, başından aşağı kaynar sular dökülmek” deyimlerinden uygun olanları kullanarak tamamlayınız.

Cevap:

Bütün gün çalıştığım için eve gitmeyi iple çekiyorum.
Kedimin kaybolduğunu duyunca başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Kütüphanede gördüğüm o kitapta aklım kaldı.

Soru: Aşağıdaki cümlelerde hangi sözcükler bir duyguyu anlatmaktadır? Bu sözcüklerin altını çiziniz.

Cevap:

• Vah vah, küçük kızın bu durumuna çok üzüldüm!
Ah! Akşamdan beri dişim ağrıyor.
Uf, ayağımı masaya çarptım!
Aman Hacivat! Hemen gidelim.

Etkinlikteki cümlelerde geçen “ah, uf, vah vah, aman” sözcükleri çeşitli duyguları anlatmaktadır. Şaşma, sevinç, korku, öfke, özlem, acıma vb. duyguları anlatmaya yarayan bu sözcüklere ünlem denir.

Ünlem ifadesinden hemen sonra ya da cümlenin sonunda ünlem işareti kullanılır.

Soru: Aşağıdaki kutucuklara korku ve acıma duygularını ifade eden birer cümle yazınız.

Cevap:

Eyvah, cüzdanım kaybolmuş!
Of, yarın yine sınav var!

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 263

Soru: Aşağıdaki cümlelerde geçen ünlemlerin altını çiziniz. Bu ünlemlerin cümleye kattığı anlamları örnekteki gibi yazınız.

şaşkınlık-usanç-isteklendirme-özlem-korku-sevinç-acınma-beğenme-yakınma-acıma-seslenme-küçümseme

Cevap:

Soru: Aşağıda verilen cümleleri kutucuklardaki sözcük gruplarının uygun olanlarıyla tamamlayınız.

yorgun argın-irili ufaklı-ister istemez-vıcık vıcık-teke tek-ağlaya ağlaya-uzak yakın

Cevap:

Tamircinin elleri vıcık vıcık yağ olmuş.
Arkadaşımla vedalaştıktan sonra ağlaya ağlaya eve döndüm.
Bölgenin turistik yerlerini uzak yakın demeden gezdiler.
Uzun bir yolculuktan sonra eve yorgun argın geldi.
Oyun oynarken annesi çağırınca ağlaya ağlaya eve gitti.
O gün dere kenarından irili ufaklı taşlar toplamıştık.

Anılar İçinde Bir Anı Metni Cevapları Sayfa 264

Konuşalım, Anlatalım

Soru: Okuduğunuz hikâyede sizi duygusal olarak etkileyen bir olay ya da kişi var mı? Bu olaydan ya da kişiden niçin etkilendiğinizi açıklayan bir konuşma yapınız. Konuşma sırasında sözcükleri anlamlarına uygun kullanmaya ve yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş sözcüklerin Türkçelerini tercih etmeye özen gösteriniz.

Cevap:

Sevgili Öğretmenim ve Arkadaşlarım,

Çocuklar dünyanın en masum varlıklarıdır ve her şeyin en güzeline layıktır onlar. Dünyanın bazı yerlerinde çocuklar çok güzel şartlar altında yaşarken pek çok yerde ise çocuklar çok kısıtlı imkânlarla yaşam mücadelesi veriyorlar. Okuduğumuz hikâyede de çocuklar kış mevsiminin karında, soğuğunda ayaklarında sağlam bir ayakkabı olmadan dışarıda oyunlar oynuyorlar. Ve yazar, eve geldiğinde ayaklarının mosmor olduğunu söylüyor. Annesi ona bayramda lastik alacaklarını söyleyince de çok mutlu oluyor. Hâlbuki o lastikler bazı yerlerde bazı çocukların asla giymek istemeyecekleri, beğenmeyecekleri şeylerdir. Yazarın aslında gayet basit ve doğal bir ihtiyaç olan ayakkabılar için bu kadar sevinmesi beni etkileyen bir olaydır. Ben tüm dünya çocuklarının en güzel şartlara sahip olduğu bir dünya istiyorum. Umarım bu sadece bir hayal olarak kalmaz.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Soru: Sınıfta gerekli hazırlıkları yaparak duygularla ilgili ezberlediğiniz şiir, özdeyiş, şarkı ve türkülerden oluşan dinletiyi sununuz. Bir arkadaşınızı grup sözcüsü olarak belirleyiniz. Bu arkadaşınız konuyla ilgili kısa bir başlangıç konuşması yaparak grubunuzu tanıtabilir.

Şiirleri ve özdeyişleri fon müziği eşliğinde okuyabilirsiniz.

Cevap:

Sevgiyle ilgili özdeyişler:

Gerçekten sevenler, karşılık beklemeden sevenlerdir. Ahmet Hamdi Tanpınar
Sevgi insanları iyileştirir, hem verenleri hem de alanları. Dr. Kari Menninger

Özlem konulu türkü:

YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE (Edirne)

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim

Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse
Kardeşlerim yolları bilse de gelse

Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim

Umut konulu şiir:

Bir umut, bebeğin emeklemesi
Bir seyir, adımı ve beklemesi.
Gözleri yarına bir ışık yakar
Ve bir mutluluktur gülümsemesi.

Rıfkı Kaymaz

Düşünelim, Yazalım

Soru: Aşağıdaki kutucuklarda verilen unsurlardan seçim yaparak defterinize bir hikâye yazma çalışması yapınız.

Cevap:

Evvel zaman içinde sırlı bir bahçe varmış. Bu bahçenin hemen yanında da bir okul varmış. Okulun öğretmeni çok iyi bir öğretmenmiş. Öğrencilerini çok severmiş, öğrenciler de öğretmenlerini çok severmiş.

Okuldaki öğrencilerden kimi çalışkan, kimi başarılı, kimi saygılı, kimi de neşeliymiş. Ama bir tanesi de varmış ki o da dertliymiş. Her zaman mutsuz görünür, kendisini üzecek bir şey bulurmuş. Bir gün benim dişlerim çok kötü dermiş, başka bir gün de benim burnum yamuk der, bunları kendine dert edinirmiş. Arkadaşları ona senin dişlerin de burnun da çok güzel dermiş. O önce buna inanır, üzüntüsü geçer gibi olurmuş ama sonra yine dertlenmeye başlarmış.

Öğretmen de bunun farkındaymış ve üzülüyormuş. Bir gün büyülü ormanda entelektüel öğrencisiyle birlikte büyülü bir ayna yapmaya karar vermişler. Aynaya bakan herkes kendisini çok güzel görecekmiş. Çalışmaya başlamışlar. Aynanın yapımında kullanılması gereken maddeleri toplamışlar. Sihirli sözcükleri de söyleyerek aynayı yapmışlar. Sonra dertli öğrenciyi çağırmışlar ve aynaya bakmasını söylemişler. Dertli öğrenci aynaya bakmış ve gülümsemeye başlamış. Kendisine hayran hayran bakıyormuş. Hem dişleri çok güzelmiş hem de burnu hiç yamuk değilmiş. Ben bu zamana kadar boşuna üzülmüşüm, burnum da çok güzel dişlerim de demiş.

Öğretmen ve entelektüel öğrenci bu duruma çok sevinmişler. Dertli öğrenci o günden sonra çok neşeli bir insan olmuş.

ARAŞTIRALIM HAZIRLANALIM

Soru: Sınıfa karton, makas ve yapıştırıcı getiriniz

Cevap: Çantama karton, makas ve yapıştırıcı koyacağım.

***Anılar İçinde Bir Anı metni cevapları Sayfa (256-257-258-259-260-261-262-263-264) hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilir, emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilirsiniz.

Türkçe Ders Kitabı Cevapları
☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap