6. Sınıf Öğün Yayınları Çalışma Kitabı Cevapları

Anadolu Adı

6. sınıf Türkçe Öğün Yayınları çalışma kitabı, sayfa 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, “Anadolu Adı”  metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

1. ETKİNLİK

Şiirde şairde Anadolu’yu tüm güzellikleriyle övmüştür ve Anadolu’ya duyduğu hayranlığı dile getirmiştir.
Şair, Anadolu’nun mutlaka her köşesinin gezilmesi gerektiğini sık sık dile getirmiştir. Anadolu’yu gezenlerin, tüm dertlerinden kurtulacağını, hastalıklarına şifa bulacağını, moralinin düzeleceğini, insanın için sevgi dolacağını anlatmıştır. Anadolu’nun coğrafi güzelliklerinden, halkının hoşgörülü ve vefalı olduğundan, tarihi güzelliklerinden, mevsimlerin daha başka bir güzel olduğundan bahsetmiştir.

2. ETKİNLİK

a. İlk efsanemizi Anadolu’muzun nice efsanesine can veren Mehmet Önder’in kaleminden seçiyoruz.
Cevap:
nice: Birçok, ne kadar
Cümle: Lokantamızda, nice lezzetli tatlılara imza atmış Bolu’lu Hasan Ustamız çalışmaya başlamıştır.
b. Şöyle Anadolu’nun ortasına, Ankara’ya yakın Kızılcahamam’a kadar uzanınız.
Cevap:
uzanınız: Gitmek
Cümle: Öğleden sonra Şişli’den Beyoğlu’na kadar uzandım.
c. Anadolu dile gelir, ağızlar açılır, başlar anlatmaya.
Cevap:
dile gelir: Konuşma yeteneği olmayan varlığın konuşması.
Cümle: Şu dağlar dile gelse de ne çektiğimi anlatsa…

3. ETKİNLİK

A.

tepe: Yüksekliği genelde birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi.
bakraç: Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova.
oluk: Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru.
manga: Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik.
bölük: On kişilik asker birliği.
matara: Yolculukta ve askerlikte kullanılan, boyna veya bele asılı olarak taşınan, genellikle aba, deri veya metalden yapılmış su kabı.
keramet: Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum.
dere: Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.
kiler: Evlerde yiyecek, içecek ve erzağın saklandığı oda, ambar veya dolap.

B.

1. Cümlem: Bakracını kaptığı gibi süt sağmaya gitti.
2. Cümlem: Annem, köyden getirdiğimiz salça kavanozlarını kilere yerleştirdi.
3. Cümlem: Susayınca matarasını belinden çıkardı ama mataranın içi boştu.

4. ETKİNLİK

A.

– saat -ci ⇒ saatçi : “c” ünsüzü “ç” ünsüzüne dönüşmüştür. Yani yumuşak bir ünsüz sert bir ünsüze dönüşmüştür.
– beş -den ⇒ beşten: “d” ünsüzü “t” ünsüzüne dönüşmüştür. Yani yumuşak bir ünsüz sert bir ünsüze dönüşmüştür.
– tut -gun: ⇒ tutkun: “g” ünsüzü “k” ünsüzüne dönüşmüştür. Yani yumuşak bir ünsüz sert bir ünsüze dönüşmüştür.
NOT: sert ünsüzle biten bir kelimeye yumuşak ünsüzle başlayan bir ek getirildiğinde, ekin başındaki yumuşak ünsüz sert ünsüze dönüşür. Buna “ünsüz benzeşmesi” denir.

B.

1. alın -ı ⇒ alnı: “ı” ünlüsü düşmüştür. Yani kelimeye ünlüyle başlayan bir ek gelmiştir. Kelimenin son hecesindeki ünlü düşmüştür.
2. sarı -ar -mak ⇒ sararmak: “ı” ünlüsü düşmüştür. Yani kelimeye ünlüyle başlayan bir ek gelmiştir. Kelimenin son hecesindeki ünlü düşmüştür.
3. emir + etmek ⇒ emretmek: “i” ünlüsü düşmüştür. Yani kelimeye ünlüyle başlayan bir ek gelmiştir. Kelimenin son hecesindeki ünlü düşmüştür.
4. ne + asıl ⇒ nasıl: “ı” ünlüsü düşmüştür. Yani kelimeye ünlüyle başlayan bir ek gelmiştir. Kelimenin son hecesindeki ünlü düşmüştür.

5. ETKİNLİK

A.

 

Ünsüz Benzeşmesine Uğrayan Kelimeler Ünlü Düşmesine Uğrayan Kelimeler
bakraçtaki omzunda
çocukça bağrında
demektir keşfedilmeyi
aslında
şaşkına
ömrüne

B.
(Örnektir)

Not: Turuncu renkli kelimeler ünsüz benzeşmesine, mavi renkli kelimeler ünlü düşmesine uğramış kelimelerdir.

O gün hava güneşliydi. Köpeği gezdirmek için hazırlığımı yaptım. Tasma ipini bir türlü bulamadım. Anneme sordum. Her zamanki gibi “Nerede bıraktıysan oradadır!” dedi. Mutfaktan uzunca bir çamaşır ipi alıp dışarı çıktım. Köpeği çağırdım ama yoktu. Bahçeye ve sokağa baktım ama bulamadım. Vazgeçip eve dönecektim ki aklıma bahçedeki kuyuya düşmüş olabileceği geldi. Hemen kuyuya koştum. Gerçekten de köpek kuyuya düşmüştü. Kuyunun dibinde ayağı yaralanmış hareketsiz bir şekilde yatıyordu. Arada ayağını koklayıp yalıyordu. Hemen omzumdaki ipin bir ucunu ağaca bağlayıp diğer ucunu kuyuya attım. İpe tutunup kuyunun dibine indim. Ama bir ayrıntıyı unutmuştum; bir elimle köpeği tutup bir elimle nasıl tırmanacaktım? …

6. ETKİNLİK

A.

a. Bir bakraç ayran koca bir ordunun susuzluğunu giderir. ⇒ Yapım Eki
b. Bu efsanelerin her biri ayrı bir güzelliği sergiler. ⇒ Çekim Eki
c. Türk sultanı asker toplar, sefere çıkar. ⇒ Çekim Eki
ç. Son yıllara kadar bu mübarek ananın köyü olan Taşlıca’dan vergi alınmadığını da ilave ederler. ⇒ Yapım Eki
d. Ta karşıki tepelerden omzunda ayran bakracı, ak saç bir nine görünür. ⇒ Yapım Eki
e. Kadıncık Ana’nın evinde yiyecek bir şey yoktur. ⇒ Çekim Eki
f. Bir dervişin yüzüne karşı “Yok.” demeyi hiç uygun görmez. ⇒ Yapım Eki
g. Çocuk eve bir gelir ki her taraf yiyecekle dolu. ⇒ Yapım Eki
ğ. Çocuk bu hale şaşırır ve şaşkınlıkla, o sevinçle evden dışarı fırlar. ⇒ Çekim Eki
h. Rivayete göre güzel Anadolu’muz ismini bu olaydan almıştır. ⇒ Çekim Eki

B.

(Örnektir)
Sevgili Hasan Dede’miz.
Sen bizi Bursa’da sanıyorsun ama biz bu mektubu sana Almanya’dan yazıyoruz. Ani bir kararla babamız Bursa’dan taşınmayı uygun gördü. Nedenini hala bilmiyoruz ama burada keyfimiz gayet yerinde. Burası Türk dolu. Hani neredeyse Almanlardan çok Türkler var. Caddelerde he Türk dükkanları var. Hiç yabancılık çekmiyoruz.
Dün bir Türk okuluna başladık. Öğretmenlerimizin çoğu Türk. Rasim adında ak saç bir öğretmenimiz var ki aynı sana benziyor. Onu çok seviyoruz, çok sevimli çok tatlı dilli bir öğretmen. Derslere çabuk alıştık. bize hediye ettiğin kalemleri kullanıyoruz.
Ama dede biz seni çok özledik. Keşke yanımızda olsan. Sensiz akşam yemeklerinin hiç tadı yok. Senin şakaların, anneme takılmaların olmadan hiçbir şeyin tadı çıkmıyor. Babamla annem çok çalışıyor. Onları neredeyse hiç göremiyoruz. Başımızda bir büyüğümüz olsun sen de buraya gel. Seni çok özledik.

Sevgilerimizle…
Torunların Esma, Buket, Ayşe.