Türküler Dolusu

8. sınıf Türkçe MEB Yayınları çalışma kitabı, sayfa 60, 61, 62, 63, 64, “Türküler Dolusu”  metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

1. ETKİNLİK

A.

A) Toz konudurmamak. ⇔  Bir şeyde herhangi bir kusurun varlığını kabul etmemek, bir şeyi kusursuz göstermek.
B) Alnını karışlamak. ⇔  Küçümseyerek meydan okumak.
C) Bıçak kemiğe dayanmak. ⇔  Çekilen sıkıntı artık katlanılamayacak
bir duruma gelmek.
D) Aklı ermek. ⇔ Anlayabilmek.

B.

  • Hiç bir anne evladına toz kondurmaz.
  • Bu işte hata yaptığımı söyleyenin alnını karışlarım.
  • Bıçak kemiğe dayandı artık, üst kattakilerle konuş, gürültü yapmasınlar.
  • Maddi konulara aklın eriyor artık, tutumlu olmaya dikkat etmelisin.

2. ETKİNLİK

  • Kitaplarda değil türkülerde ara Yemen’i çünkü her türlü bilgiye türküler sayesinde ulaşabilirsin.
  • Şairliğimden utanırım çünkü şiirin gerçeği köy türküleridir.
  • Bir türkü söylemeden gidersem yanarım çünkü türküler kadar gerçek, sahici hiçbir şey yoktur.
  • Memleketin hâli gözümden gitmez çünkü canıma ciğerime işlemiş.

3. ETKİNLİK

Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Nerede olursa olsun, ne kadar uzaktan duyulursa duyulsun bir müzik çalındığında onun türkü olup olmadığını mutlaka anlarım.

Memleket ahvalini onlardan sor
Kitaplarda değil türkülerde ara Yemen’i
Öleni kalanı gidip gelmeyeni
Bir memeleketle ilgili yaşayış, kültür gibi bir çok bilgiye türküler sayesinde ulaşabiliriz.

Altlarında imza yok ama
İçlerinde yürek var.
Türkülerin söyleyeni belli değildir ama bu türküler o kadar içten yazılmıştır ki söyleyenin kim olduğu önemini kaybetmektedir.

4. ETKİNLİK

5. ETKİNLİK

Taşıma toprağıma toz konduranın
Alnını karışlarım
Şairim şair olmasına
Canım kurban şiirin gerçeğine hasına
İçerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum
Bıçak gibi kemiğe dayansın yeter
Eğri büğrü , kör topal kabulum
Şairim
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Ne zaman bir köy türküsü duysam
Şairliğimden utanırım
Şairim
Şiirin gerçeğini köy türkülerimizde bulmuşum
Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim
Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm

Şiirin bu bölümünde kişileştirme söz sanatı kullanılmıştır. Bu sanatla ifadeler daha çekici hale gelmiştir, duygular daha güzel anlatılmıştır.

Ah bu türküler
Türkülerimiz
Ana sütü gibi candan
Ana sütü gibi temiz
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.
Ah bu türküler,
Köy türküleri
Dilimizin tuzu biberi
Memleket ahvalini onlardan sor
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen´i
Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni…
Ben türkülerden aldım haberi.

Şiirin bu bölümünde benzetme söz sanatı kullanılmıştır. Bu sanatla anlatım kuvvetlendirilmiş, duygular daha etkili bir biçimde aktarılmıştır.

6. ETKİNLİK

A.

Bu etkinlik sizin kişisel duygularınızı yazmanızı bu etkinliği istediğinden kendiniz yapabilirsiniz.

B.

Başlığım: Konuşan Türküler
Bu Başlığı Yazmamın Sebebi: Şiirin genelinde türkülere insana ait özellikler yüklenmiştir. Türkülerin bize ne anlattıkları dile getirilmiştir. Bu yüzden böyle bir başlık uygun görülebilir.

7. ETKİNLİK

A.

Ciğerine işlemek
Nafile
İlmik
Tiftik
Çimdik
Alnını karışlamak
Bıçak kemiğe dayanmak
Ahval
Reyha
Zemberek
İflah olmamak

B.

Örnektir

Güzel Köyüm

Ciğerime işlemiş köyümün kokusu,
Nafile, kimse sökemez bu güzel duyguyu.
Ot kokar, çiçek kokar, koyun kokar dağlarım,
İlmik ilmik, tiftik tiftik aklımda tertemiz suyu.

Dağının ahvali, yağmurunun reyhası,
Kim yok etmek isterse karışlarım alnını.
Bıçak kemiğe dayanmadan beni köyüme götürün,
İflah olamam yoksa yakarım bu yolları.

8. ETKİNLİK

A.

ürk halk müziği korosu ne söyledi? ⇒ Bütün yörelerimizin türkülerini.
Türk halk müziği korosu ne zaman söyledi? ⇒ Geçen hafta.
Türk halk müziği korosu nerede söyledi? ⇒ Atatürk Kültür Merkezi’nde.

B.

Bu cevaplar cümleyi yer, zaman, nesne yönünden tamamlıyor.

9. ETKİNLİK

[X]  Bugün Topkapı Sarayı’nda göz kamaştırıcı eserler gördüm.
[   ]  Ünlü müzisyen ile bir dinleyici birkaç saat görüştü.
[X]  Zanaatkârlar çarşısında telkâriye ömrünü adayanlar, bütün gün eşsiz takılar yapıyorlardı.
[   ]  Şahane bir edebiyat eseri yazılmaya başlandı.
[X]  Kadıncağız akşamdan sonra atölyesinde ağaçtan çalgılar yapıyordu.
[   ]  Kağan kapıyı açtı ve evin bahçesine çıktı.

10. ETKİNLİK

A.

Altmışlık ünlü bir ressam bir lokantaya girer. Gerçi cebince parası yoktur ama
aldırmaz. Güzelce karnını doyurur. Sonra bir çırpıda lokantacının portresini çizerek masaya bırakır. Kalkarken adam gelir, resme bakar, beğenir. “Güzel ama…” der lokantacı, “Bir dakikada yaptınız bunu. Oysa bir saattir yiyorsunuz!” Ressam: “Bir dakika değil, altmış yıl ve bir dakika!” diye karşılık verir.

B.

  • Köpeğin kulübesini güzelce yaptı.
  • Babamın hediye ettiği kitabı bir çırpıda okudum.
  • Halasının evde olduğunu duyunca 10 kat merdiveni bir dakikada çıktı.
  • Seni burada bir saattir bekliyorum.
  • Dedem altmış yıldır bu anı bekliyormuş.