Pembe İncili Kaftan

7. sınıf Türkçe MEB Yayınları çalışma kitabı, sayfa 82, 83, 84, 85, 86, 87,88, “Pembe İncili Kaftan”  metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

pembe-incili-kaftan

 

1. ETKİNLİK

Muhsin Çelebi
Fiziki Özellikleri: Palabıyıklı, iri cüsseli, boylu poslu, yakışıklı, şen, alnında kılıç yarası izi olan, al yanaklı, kalın boyunlu, biraz irice eğri burunlu bir adam.
Karakter Özellikleri: Cesur, yaptığı hareketlerden çekinmeyen, doğal davranan, servet sahibi, namuslu, kimseye eyvallahı olmayan, fakir fukara dostu, misafirsever, dinin, milletini, vatanını seven, makam mevkiye değer vermeyen bir insan.

Sadrazam
Fiziki Özellikleri: Uzun beyaz sakallı, yaşlı bir insan.
Karakter Özellikleri: Kendini üstün gören, hep saygı bekleyen bir insan.

Şah İsmail
Fiziki Özellikleri: Metinde Şah İsmail’in fiziki görünüşü hakkında bilgi yok.
Karakter Özellikleri: Kinci, kendini beğenmiş, saygısız, zalim, kurnaz bir insan.

2. ETKİNLİK

a.

Metinde Anlatılan Olay: Osmanlı Devleti’nin düşmanı olan Şah İsmail’e haddini bildirmek üzere yiğit ve cesur bir adam olan Muhsin Çelebi’nin elçi olarak gönderilmesi.

Olayların Geçtiği Yerler: Osmanlı Sarayı ve Şah İsmail’in sarayı.

Olayın Geçtiği Zaman: Olay, Osmanlı padişahı Bayezit’i Veli zamanında geçmektedir. Geçmiş zaman.

Ana Karakter: Muhsin Çelebi
Yardımcı Karakterler: Sadrazam, vezirler, Şah İsmail

b.

Pembe İncili Kaftan Metninin Özeti:

Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail, Osmanlı topraklarına girer. Osmanlı vezirleri, Şah İsmail’i bir tehdit olarak görürler. Bunun için Şah İsmail’in karşısına cesur ve akıllı bir elçi göndermek isterler. Muhsin Çelebi saraya getirtilir. Sadrazam, ilk başta Muhsin Çelebi’nin saygısız biri olduğunu düşünerek ondan hoşlanmaz. Fakat konuştukça Muhsin Çelebi’nin cesaretine hayran kalır ve ona elçi olmasını teklif eder. Muhsin Çelebi, bu iş karşısında tek bir kuruş almamak şartıyla elçiliği kabul eder.

Gönderilen elçinin gösterişli olması gerekmektedir. Muhsin Çelebi, gösteriş için lazım gelen her şeyi kendi parasıyla karşılar. Çok pahalı ve değerli olan Pembe İncili Kaftan’ı da alır, Şah İsmail’in sarayına gider.

Şah İsmail, bu gösteriş karşısında öfkelenir ve Muhsin Çelebi’yi kabul edeceği yerdeki tüm eşyaları kaldırtır. Maksadı Muhsin Çelebi’yi ayakta tutarak onu aşağılamaktır. Fakat Muhsin Çelebi, mektubu Şah İsmail’e verdikten sonra kaftanını çıkarıp üstüne oturur. Osmanlı padişahını öven sözler söyledikten sonra kaftanı almadan kalkıp gider. Şah İsmail kaftanın Muhsin Çelebi’ye verilmesini söyler. Şah İsmail “Bir Türk yere serdiği şeyi, bir daha arkasına koymaz.” diyerek kabul etmez.

Muhsin Çelebi ülkesine döndükten sonra Pembe İncili Kaftan’ı ne yaptığını kimseye söylemez. Gösteriş için aldığı borçları çiftliği ve mandırasını satarak öder. Küçük bir bahçe alarak ailesine bakar. Ömrünün sonuna kadar sebzecilik yaparak geçimini sağlar. Hiçbir zamanda bu yaptığı fedakarlık nedeniyle övünmez.

3. ETKİNLİK

Bu etkinliğe kendi duygu ve düşüncelerinizi yazabilirsiniz.,

4. ETKİNLİK

a.

Hikayede, mala mülke önem vermeyen, devleti için fedakarlıktan kaçınmayan bir adam anlatılmaktadır. Pembe İncili Kaftan ise hikayede malı mülkü temsil etmektedir. Muhsin Çelebi bu kadar değerli bir kaftanı sarayda bırakarak mala mülke önem vermediğini kanıtlamıştır.

b.

Hikaye İçin Uygun Başlıklar: Muhsin Çelebi, Fedakar Elçi, Büyük Osmanlı Elçisi…

5. ETKİNLİK

Örnektir.

Muhsin Çelebi’nin bu fedakarlığı padişahın kulağına gitmiştir. Padişah Muhsin Çelebi’yi ödüllendirmekister. Muhsin Çelebi’yi saraya davet eder. Muhsin Çelebi saraya padişahın hzuruna varır.

Padişah, yaptığı bu fedakarlık için Muhsin Çelebi’ye teşekkür eder ve 10 bin altın vermek ister. Muhsin Çelebi kabul etmez. Padişah daimi elçisi olmasını teklif eder. Muhsin Çelebi bu teklifi de kabul etmez. Padişah çok üzülür ama bu yüce gönüllü adamı kırmak istememektedir.

Muhsin Çelebi pazarda sebzecilik yapmaya başlar. Padişah, vezirlerine emir vererek, saray için lazım gelen sebzeleri Muhsin Çelebi’den alınmasını ister. Böylece doğrudan olmasa da dolaylı yoldan Muhsin Çelebi’yi ödüllendirmiş olur.

6. ETKİNLİK

a. Bir yazıda kaynak göstermek amacıyla ya da bir kitap tanıtımında kullanılır.

b. Buradaki virgül Kitap, dergi vb.nin künyelerinde yazar, eser, basımevi vb. maddeleri ayırmak için konmuştur.

7. ETKİNLİK

  • DENİZ, Kemalettin, Etkili İletişim, Dil ve Anlatım, Gazi Kitabevi, Ankara, 2011.
  • DOĞAN, Yusuf, Dinleme Eğitimi, Pagem A Yayınları, Ankara, 2011.
  • VURAL, Mehmet, Ev ve Sınıf Etkinlikleri, Yakutiye Yayınclılık, Erzurum, 2001.

8. ETKİNLİK

1. yaz-   2. yazdır-
Fiillerin Anlamları:
1. Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak
2. Yazma işini yaptırmak
İki Fiil Arasındaki anlam Farkı: İşi yapan ve yaptıran
Cümleler:
1. Bu hikayeyi kardeşim yazdı.
2. Patron bütün ödevleri bana yazdırdı.

1. uyut-   2. uyutuver-
Fiillerin Anlamları: 
1. Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek.
2. Uyur duruma getirme işini çabucak yapmak.
İki Fiil Arasındaki Anlam Farkı: Çabukluk
Cümleler:
1. Bebeğini uyuttuktan sonra bulaşıkları yıkadı.
2. Kardeşini uyutuver, benim çok işim var.

1. uç-   2. uçuş-
Fiillerin Anlamları:
1. Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak.
2. Havada gidip gelerek dolaşmak.
İki Fiil Arasındaki Anlam Farkı:
Cümleler:
1. Bir saat sonra uçakla Ankara’ya uçacağım.
2. Bu ormanda çeşit çeşit kuşlar uçuşur.

9. ETKİNLİK

Basit: konuş-
Cümle: Yarın onunla konuşacağım.
Türemiş: konuştur-
Cümle: Bu suçu işleyip işlemediğini anlamak için onu konuşturmalısın.
Birleşik: konuşuver-
Cümle: Söylediğimin sır olduğunu unutup konuşuverdi.

Basit: oku-
Cümle: Kitabı gece boyunca okudum.
Türemiş: okut-
Cümle: Beni amcam okuttu.
Birleşik: okuyabil-
Cümle: Ancak yakın gözlükleriyle gazeteyi okuyabiliyor.

Basit: dinle-
Cümle: Beni can kulağıyla dinle.
Türemiş: dinlet-
Cümle: O kadar güzel konuşmalısın ki herkesi dinletmelisin.
Birleşik: dinleyedur-
Cümle: Sen haberleri dinleyedur, ben de çay yapayım.