İşte Onun Evrensellik Anlayışı

8. sınıf Türkçe MEB Yayınları çalışma kitabı, sayfa 36, 37, 38, 39, 40, “İşte Onun Evrensellik Anlayışı”  metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

1. ETKİNLİK

refah: Bolluk, rahatlık ve varlık içinde iyi yaşama.
Cümle: İnsan, mensup olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar bütün dünya milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin mutluluğuna da hizmet etmeye, elinden geldiği kadar çalışmalıdır.
hadise: Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş.
Cümle: Bütün dünya hadiseleri bunu açıktan açığa ispat eder.
sükûn: Huzur, rahat.
Cümle: Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, açıklık ve iyi geçim olmazsa bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan mahrumdur.
mahrum: Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken.
Cümle: Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, açıklık ve iyi geçim olmazsa bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan mahrumdur.
alakadar: İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan.
Cümle:  Dünyanın herhangi bir yerinde bir rahatsızlık varsa tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla alakadar olmalıyız.
sevk: Gönderme, götürme.
Cümle: Milletleri sevk ve idare eden adamlar, tabi evvela kendi milletinin varlığının ve mutluluğunun yaratıcısı olmak isterler.

2. ETKİNLİK

“İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak, insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mutlu edecek tek yol, onları birbirine yaklaştırarak, onlara birbirlerine sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi gereksinimlerini temine yarayan hareket ve enerjidir. Dünya barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu ancak bu yüksek ülkü yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkün olacaktır.”
Karşılaştırma:  Milletleri sevk ve idare eden adamlar, tabi evvela kendi milletinin varlığının ve mutluluğunun yaratıcısı olmak isterler. Fakat aynı zamanda bütün milletler için aynı şeyi istemek lazımdır. Bütün dünya hadiseleri bunu açıktan açığa ispat eder. En uzakta zannettiğimiz bir hadisenin bize bir gün temas edeceğini bilmeliyiz. Bunun için insanlığın hepsini bir vücut ve bir milleti bunun bir organı saymak gerekir. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün organları etkilenir.

“İnsanlıkta mutluluk, insanoğullarının birbirine yaklaşması, insanların birbirini sevmesi, hepsinin temiz duygu ve düşüncelerini birleştirmesiyle olacaktır.”
Karşılaştırma: Dünyanın herhangi bir yerinde bir rahatsızlık varsa tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla alakadar olmalıyız. Hadise ne kadar zor olursa olsun, bu esastan şaşmamak lazımdır. İşte bu düşünüş insanları, milletleri ve hükûmetleri bencillikten kurtarır. Bencillik şahsi olsun, millî olsun daima fena sayılmalıdır.” Ya Atatürk’ün evrensel sevgi ve saygı anlayışı!

“Çanakkale Savaşları’nda kolunu kaybeden Fransız Generali Gouraud (Guro) ile uzun yıllar sonra Ankara’da karşılaştıkları zaman, General’in yanında bulunan Fransız Büyükelçisi Chambrun’a (Şambren) söylediği söz:
— Türk topraklarında yatan onun şerefli kolu, memleketlerimiz arasında son derece değerli bir bağdır.”
Karşılaştırma:  İşte bir gün Çanakkale’ye giden bakanlardan birine: “Orada Mehmetçik anıtının başında şehitleri anacaksın. Siz olmasaydıız, siz göğüslerinizi çelik kalelere karşı siper etmeseydiniz boğaz elden gider, İstanbul elden giderdi diyeceksin.”
“Evet efendim.”
“Ama Çanakkale’de yalnız bizim şehitlerimiz yok. Bu topraklar üzerinde kanlarını döken insanları da o kahraman düşman savaşçılarını da saygı ile anacaksın.”

“Geleceğin yüksek ufuklarından doğmaya başlayan güneş, yüzyıllardan beri acı çeken milletlerin talihidir. Bu talihin, artık bir daha siyah bulutlara bürünmemesi, milletlerin ve onların önderlerinin dikkat ve özverisine bağlıdır.”
Karşılaştırma:  “Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar, gözyaşlarınızı dindiriniz. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

3. ETKİNLİK

Örnektir.
Atatürk deyince akla ilk gelen kavramlardan biri sevgidir. Çünkü onun yüreği sevgi ile bütünleşmiştir. Bu bütünleşmede insan, ulus ve yurt sevgisinin özel bir yeri vardır. Atatürk, engin ve derin bir insan sevgisine sahiptir. Onun dünyasında kin yoktur. Her şey sevgi üzerine kuruludur. Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun deyişiyle “ Atatürk ‘ün asil yüreği, pas tutmamış madenler gibi kin nedir hiç bilmemiştir.”

Atatürk ‘ün insan sevgisi ulusal ve evrensel bir nitelik taşır. Ondaki insan sevgisi, kendi ulusu yanında diğer ulusların varlık ve mutluluğunu düşünecek kadar yücedir. “ Dünyanın filan yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne dememeliyiz. Olay ne kadar uzak olursa olsun bu esastan şaşmamak lazımdır.” Sözleri, onun bu yüce sevgisinin bir kanıtıdır. Atatürk’ün Çanakkale’de ölen düşman askerlerinin yakınlarına seslenirken söylediği şu sözler de ne kadar ilginçtir : “Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” Bu sözleri söyleyecek kadar yüce duygulara sahip bir başka devlet adamı düşünülebilinir mi ? …

Kaynak: www.ataturkinkilaplari.com – En Kapsamlı Atatürk Sitesi tarafından muhtelif Belirli Günler ve Haftalar ile TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Kitaplarından derlenerek oluşturulmuştur.

4. ETKİNLİK

Bu kaynakçayı siz oluşturabilirsiniz.

5. ETKİNLİK

İlkbaharda açan çiçekler ne kadar güzel.
Onu birden karşımda görünce çok şaşırdım.
Sizin benden hiç hoşlanmadığınızı biliyordum.
Bizim ders çalışırken odada yüksek sesle konuşulmaması gerekir.
Onun anlattığı hikâyeyi dikkatle dinledim.
O beni görünce hemen geriye döndü.
Eski mahallemize gittiğimde arkadaşlarıma uğrarım.
Okuldan çıkıp eve giderken yolda arkadaşıma rastladım.
Her sabah yarım saat yürümek sağlık için çok faydalıdır.
Çocuk annesini görür görmez onun boynuna sarıldı.
Dersten sonra eve yürüye yürüye gittim.
Eve gidip kitaplarımı alacağım.

6. ETKİNLİK

D 1. Fiilimsi ekleri fiil kök veya gövdelerine gelir.
Y 2. Fiilimsilerin olumsuz biçimleri yoktur.
D 3. Fiilimsiler yardımıyla çok uzun cümleler kurabiliriz.
Y 4. Fiilimsilerden sonra hiçbir ek gelmez.
Y 5. Fiilimsiler her zaman cümlenin ortasında bulunur.
D 6. Bazı fiilimsi ekleri biçim olarak zaman ekleriyle benzerlik gösterir.
D 7. Fiilimsi eki almış bazı kelimeler isim görevinde kullanılır.
D 8. Fiilimsiler cümle içinde isim, sıfat ve zarf görevlerinde kullanılır.
D 9. Fiilimsi olan cümlelerde genellikle birden fazla yargı bulunmaktadır.
D 10. Zarf fiiller, cümleye zaman ve durum anlamı katar.

7. ETKİNLİK

“Köyde okuma yazma (İsim-Fiil) öğrenmişti. Bununla yetinmeyip (Zarf-Fiil) daha birçok şey de öğrenmek (İsim-Fiil) istiyordu. Akıldan hesap yapmada (İsim-Fiil) ustalığı, bütün köyde dillere destan olmuştu.
Bir süre sonra dedesi Yusuf Ağa öldü. Yalnız kalan (Sıfat-Fiil) Sinan, köyünde kalmak (İsim-Fiil) istemedi.
İstanbul’a giden (Sıfat-Fiil) bir kervanın peşine takılıp (Zarf-Fiil) günlerce yol aldıktan (Sıfat Fiil) sonra İstanbul’a geldi.
Hemen kendine bir iş aramaya (İsim-Fiil) başladı ama daha küçük diye ona kimse iş vermiyordu.
Sonunda bir kahvehaneye çırak olarak girdi. Aradan birkaç ay geçmişti ki orada
oturan (Sıfat-Fiil) bir yeniçeri ağası onunla ilgilendi. Çocuğun kimsesiz ve becerikli olduğunu görünce (Zarf-Fiil) yanınaalıp (Zarf-Fiil) At Meydanı’ndaki İbrahim Paşa Konağı’nın Acemioğlanlar Okuluna verdi.”

8. ETKİNLİK

Bu bölgede güzelliğiyle ünlenen birçok çağlayan bulunmaktadır.
İsimdir. Türemiş bir kelimedir. Fiilimsi eki değil, yapım eki almıştır.
Ekmek alması için babasının verdiği parayı düşürmüş.
İsimdir. Yazılışları aynı anlamları farklı eş sesli bir kelimedir.
İş makinelerinin yaygınlaşması kazma, kürek gibi el aletlerinin pabucunu dama attı.
İsimdir. Türemiş bir kelimedir. Fiilimsi eki değil, yapım eki almıştır.
Ateş yakmak isteyen gençlerden birisi çakmak istemek için yanımıza geldi.
İsimdir. Yazılışları aynı anlamları farklı eş sesli bir kelimedir.
Baharın ilk günlerinde çokça yenilen dondurmanın sağlık için bazı sakıncaları olabilir.
İsimdir. Türemiş bir kelimedir. Fiilimsi eki değil, yapım eki almıştır.
Birçok yazar bu şehrin güzelliklerini kitaplarına konu etmiş.
İsimdir. Türemiş bir kelimedir. Fiilimsi eki değil, yapım eki almıştır.
Tarlalarına buğday ekmek isteyen çiftçiler yağmurun yağmasını bekliyor.
Fiilimsidir. Kelime isim-fiil eki almıştır.
Besinleri dondurma onları uzun süre saklamak amacıyla kullanılan yaygın bir yöntemdir.
Fiilimsidir. İsim-fiil eki almıştır.
Senin bu konudaki görüşlerine kesinlikle katılmıyorum.
İsimdir. Türemiş bir kelimedir. Fiilimsi eki değil, yapım eki almıştır.
Uzmanlar, avlanmak için denize çıkan balıkçıları görüş mesafesi konusunda uyardı.
Fiilimsidir. İsim-fiil eki almıştır.