Gül Kokardı Babaannem

7. sınıf Türkçe Meram Yayınları çalışma kitabı, sayfa 23, 24, 25, 26, 27, “Gül Kokardı Babaannem”  metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

1. ETKİNLİK

Dekor: Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü.
Klinik: Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer.
Romtaizma: Kaslarda ve özellikle eklemlerde kendini gösteren ağrılı hastalıkların genel adı.
Blöf: Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır.

Cümeleler:
Dekor: Oyunu sergilerken dekorun düşmesi herkesi korkuttu.
Klinik: Yakını göremiyorsun. Senin için göz hastalıkları kliniğinden randevu aldım.
Romatizma: Hava nemlendiği zaman romatizmalarım azıyor.
Blöf: Blöf yaptığını biliyordu ama yine de istediğini yaptı.

2. ETKİNLİK

sorun ⇔ mesele
delikanlı ⇔ genç
zaman ⇔ vakit
imtihan ⇔ sınav
okul ⇔ mektep

3. ETKİNLİK

çok ⇔ az
uzak ⇔ yakın
var ⇔ yok
yaşlı ⇔ genç
düzenli ⇔ dağınık
kabul etmek ⇔ reddetmek
yaşamak ⇔ ölmek

4. ETKİNLİK

Metnin Ana Fikri: Yaşlı ve bakıma muhtaç aile büyüklerimiz korumalı ve kollamalıyız.
Metnin Yardımcı Fikirleri: Aile sevgisi her şeyden önce gelir.
Ailemize haber vermeden başka yerlere gitmemeliyiz.
Bir problemimiz olduğu zaman konuşarak halletmeliyiz.
Büyüklerimizle her zaman kibar ve saygılı konuşmalıyız.
Amacımıza ulaşmak için sonuna kadar mücadele etmeliyiz.

5. ETKİNLİK

Babaannem Huzurevine Gitmesin
Canım Babaannem
Babaannesini Huzuerinden Kurtaran Çocuk
Oğlum Kayboldu
Babaanne ve Torunu

6. ETKİNLİK

(Örnektir)
Atatürk, insanların iletişim kurabilmesi için kullandığı araç olan dile çok önem veriyordu. Özellikle Türk dilinin korunması ve zenginleşmesi için büyük çaba sarfetmiştir.  Türk dilinin zenginliğine ve büyüklüğüne inanmış, dilimizin yabancı dillerin istilasından korunması gerektiğini her fırsatta dile getirmiştir. Türk diline verdiği önemi, söylediği sözler ve Türk dilinin korunması ve zenginleşmesi için yaptığı çalışmalardan anlayabiliriz.
Atarürk, Türk dili için öncelikle harf inkılabı yapmıştır. Arap alfabesinin Türk dilinin ihtiyaçlarını karşılamadığını, bu yüzden Türk halkının okuma yazma güçlüğü çektiğini belirterek, Türk dilinin ses yapısına en uygun olan Latin harflerini kabul etmiş, 1 Kasım 1928’de kanunlaştırıp, resmi yazı dili olarak belirlemiştir.
Osmanlı Devleti zamanında Arapça ve Farsça’dan bir çok kelimenin dilimize girmesiyle Türk dilinin gelişmesine engel olmuştu. Halk sade Türkçe konuşurken, devlet yöneticileri, aydınlar karma bir dil olan Osmanlıcayı konuşuyordu. Böylece dilde bir ayrılık meydana gelmişti. Atatürk 1932 yılında Türk Dil Kurumu’nu kurarak bu duruma son vermiştir.
Atatürk “Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır.” ve “Türk dili zengin, geniş bir dildir. Her kavramı ifade kabiliyeti vardır. Yalnız onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde çalışmak lazımdır.” diyerek dil konusundaki hedefi açıkça belirtmiştir. Biz bu hedefe ulaşmak için dilimizi bütün kurallarıyla en iyi şekilde öğrenmeli ve kullanmalıyız. Yabancı kelimeler yerine Türkçe’sini araştırıp kullanmalıyız.

7. ETKİNLİK

Miili dil, milli kültürün oluşmasını sağlar.
  • Haber (bildirme) kipi
  • Geniş Zaman
  • 3. tekil kişi
Dil, milli kültürü yaygınlaştırır.
  • Haber (bildirme) kipi
  • Geniş Zaman
  • 3. tekil kişi
atatürk, Türkçenin bilimsel yollarla geliştilmesi için Türk Dil Kurumunu kurdu.
  • Haber (bildirme) kipi
  • Geçmiş Zaman (Hikaye)
  • 3. tekil kişi
Bayrağımız göklerde dalgalanmalıdır.
  • Dilek kipi
  • Gereklilik
  • 3. tekil kişi
Türk ordusu düşmanı yurttan kovdu.
  • Haber (bildirme) kipi
  • Geçmiş zaman (Hikaye)
  • 3. tekil kişi
Ordumuz on dört günde İzmir’e ulaştı.
  • Haber (bildirme) kipi
  • Geçmiş zaman (Hikaye)
  • 3. tekil kişi
Şehitlere borcumuzu ödeyelim.
  • Dilek Kipi
  • İstek Kipi
  • 1. çoğul kişi