Eskiyen Masallar

3. sınıf Türkçe çalışma kitabı, sayfa 56, 57, 58, 59, “Eskiyen Masallar” metni etkinlik cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

1. ETKİNLİK

3-sinif-ozgun-sayfa-56-masal-ismi

2. ETKİNLİK

Bu etkinliği kendiniz yapabilirsiniz.

3. ETKİNLİK

3-sinif-ozgun-sayfa-57-eslestirme

4. ETKİNLİK

Uyku canlılar için önemli bir ihtiyaçtır, unutulamaz. Ama bu dizede, Büyülü Ayna masalının çok güzel olduğunu, bu masalı dinlemek için ne kadar uykumuz gelirse gelsin uyumak istemediğimizi anlatmak istemiş.

5. ETKİNLİK

Şiirde masalların eskiden daha çok değer gördüğü şimdi ise masallar yerine başka şeylerin değer gördüğü anlatılmaktadır.
Şiire Başlık: Uykuyu Unutturan Masallar, Masallar Nerede?

6. ETKİNLİK

büyü-lü:
– Güneşin doğuşunun büyüsene kapıldım.
– Düden Şelalesi çok büyülü bir yer.

kilim-li:
– Mutfağa giderken kilim hep ayağıma takılıyor.
– Merdivenleri çıktıktan sonra kilimli bir odaya girdik.

uyku-lu:
– Gök gürültüsü beni uykumdan uyandırdı.
Uykulu gözlerle kahvaltıya oturdu.

7. ETKİNLİK

1- Önceden devletimizin adı Osmanlı Devleti’ydi.
Şimdi devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.

2- Önceden yurdumuzu padişahlar yönetirdi.
Şimdi yurdumuzu bizim seçtiğimiz devlet adamları yönetiyor.

3- Önceden uzunluk ölçüsü birimi arşındı.
Şimdi uzunluk ölçüsü birimi metredir.

4- Önceden seçme ve seçilme hakkı yoktu.
Şimdi her vatandaşımızın seçme ve seçilme hakkı var.

5- Önceden ağırlık ölçüsü birimi okka idi.
Şimdi ağırlık ölçüsü birimi kilogramdır.

6- Önceden insanların unvanı vardı.
Şimdi insanların soyadları var.

8. ETKİNLİK

Örnektir.

KEMAL DEDE VE TAVŞAN
Bir zamanlar Anadolu’nun güzel, şirin bir köyünde insanlar bolluk içinde yaşarmış. Herkes hayatından memnunmuş. Köyde fakir yok denecek kadar azmış. Yalnız Kemal Dede’nin bir geliri yokmuş. Çocukları da köyde yaşamazlarmış. Kemal ded, tek başına yaşarmış. O yıl kış mevsimi çok soğuk geçmiş. Kemal Dede’nin ne odunu ne de yeterinde yiyeceği varmış.
DEVAMI
Kemal Dede, oturup durmanın fayda sağlamayacağını düşünerek, ormana doğru odun bulmaya gitmiş. Okunu da yanına almış ki yolda belki tavşan görürüm avlanır, karnımı doyururum diye düşünmüş. Kemal Dede koyulmuş yola.

Bir müddet gittikten sonra sonra karşısına büyük bembeyaz, gözleri mavi mi mavi bir tavşan görmüş. Hemen okuna davranmış Kemal Dede. Hedefi almış, tam tavşanı vuracakken birden vazgeçmiş, okunu yere indirmiş. O an tavşan dile gelmiş:
– Hey, ihtiyar! Neden beni avlamaktan vazgeçtin?
Kemal Dede önce şaşırmış. Konuşanın tavşan olduğuna inanamamış:
– Sen nasıl konuşuyorsun be!
Tavşan:
– Sen boşver benim nasıl konuştuğumu da, beni neden avlamadın onu söyle.
Kemal Dede:
– Bana bakmasalar da benim de çocuklarım var. Ben ölürsem onlar çok üzülür. Belki senin de yavruların vardır. Sen onlara yiyecek bulmaya çıkmışsındır belki. Bu yüzden sana acıdım ve avlamaktan vazgeçtim.
Tavşan:
– Teşekkür ederim ihtiyar, Gerçekten de yavrularım var, onlara yiyecek bulmaya çıktım. Madem beni vurmadın, ben de sana teşekkür etmek istiyorum. Gel benle…
Kemal Dede tavşanın peşine takılmış. Az gitmişler, uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler, bir mağaranın önünde durmuşlar. Tavşan:
– Bu mağaranın içi altın doludur. Sahibi seneler önce öldü. Bana da merhametli birine bu altınları vermemi söyledi. O gün bugündür merhamet sahibi bir insan arıyorum. Sonunda buldum, al bu altınlar senin olsun, diyerek oradan uzaklaştı.
Kemal Dede önce şaşırdı. Sonra çok sevindi. Altınları toplayarak köye döndü. Altınlardan ihtiyacı olanı kadarını alıp gerisi diğer köylerdeki fakirlere dağıttı. Ömrü boyunca yokluk çekmeden yaşadı.