Eskici

6. sınıf Türkçe Öğün Yayınları çalışma kitabı, sayfa 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, “Eskici”  metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

1. ETKİNLİK

Örnektir

Dilimiz, bizi biz yapan en önemli unsurlardan biridir. Biz, dilimizi kullanarak beraber yaşadığımız insanlarla iletişim kurabiliriz. Dilimizle duygu ve düşüncelerimizi, yaşadıklarımızı, gördüklerimizi, duyduklarımızı, hissettiklerimizi diğer insanlar paylaşabiliriz. Bizim dilimiz güzel Türkçemizdir. Türkçemiz sayesinde yaşamımızda olan biteni anlar, Türkçemiz sayesinde yaşamımızı paylaşırız. Doğduğumuzdan beri konuştuğumuz dil bir bir arkadaş, bir sevgili olmuştur. Dilimizi seviyorum.

2. ETKİNLİK

A.

  • Su buharı gücüyle çalışan gemi: Vapur
  • Sıkıntısı, tasası dağılmak: Ferahlamak
  • İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle yürütülen deniz teknesi: Sandal
  • Gemide ambar ve kamaraların üstü: Güverte
  • Dik, sarp: Yamaç
  • Tren, metro durağı: İstasyon
  • Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü: Aya
  • Eni, boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş: Yayvan
  • Kalın karton: Mukavva
  • Eskimiş ayakkabıları onaran kimse: Eskici, ayakkabıcı
  • Duru, temiz ve akıcı: Billur, berrak
  • Ayakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi: Kösele

B.

Çocuk, billur sesiyle durmadan konuşuyor, memleketinden bahsediyordu.
Kıyıya ulaşabilmek için sandalın küreklerini hızlı hızlı çekmeye başladı.
Çocukluğu bu iki katlı, yayvan evde geçmişti.
Mukavvadan bir ev maketi yapmaya karar verdik.
Vapurlarların denizin üstünde, batmadan nasıl gittiğini merak ediyordu.
Bu sarp kayalıklara tırmanmak son derece tehlikeliydi.
Güvertede oturup denizi seyretmek nedense çok hoşuma giderdi.
Sağ elinin ayasındaki yaranın acısı bazen çok artıyordu.
Arkadaşının yakalandığı hastalığın tehlikeli olmadığını öğrenince biraz ferahlamıştı.
Eskici, bu yırtık pırtık ayakkabıların hepsini de özenle onarmıştı.
İstasyona vardığımızda son trenin de az önce kalktığını öğrendik.

3. ETKİNLİK

a. Metindeki olayın anlatılmaya başlandığı bölüm hangisidir? (serim bölümü)
Cevap: 1. paragraf:  Vapur, rıhtımdan kalkıp da Marmara’ya doğru uzaklaşmaya başlayınca yolcuyu geçirmeye gelenler, üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi ferahladılar…

b. Metindeki olayın gelişmeye başladığı bölüm hangisidir? (düğüm bölümü)
Cevap: 3. paragraf:  Hasan vapurda oyalandı; gırıl gırıl işleyen vinçlere, üstleri yazılı cankurtaran simitlerine, kurutulacak çamaşırlar gibi iplere asılı sandallara, vardiya değiştirilirken
çalınan kampanaya bakarak çok eğlendi. ..

c. Metindeki olayın sonunun anlatılmaya başlandığı bölüm hangisidir? (çözüm bölümü)
Cevap: 29. paragraf:  Hasan vapurda oyalandı; gırıl gırıl işleyen vinçlere, üstleri yazılı cankurtaran simitlerine, kurutulacak çamaşırlar gibi iplere asılı sandallara, vardiya değiştirilirken
çalınan kampanaya bakarak çok eğlendi.

4. ETKİNLİK

“Beş yaşında idi; peltek şirin konuşmalarıyla da güvertede yolcuları epeyce eğlendirmişti. Fakat vapur şuraya buraya uğrayıp bir sürü yolcu bıraktıktan sonra sıcak memleketlere yaklaşınca kendisini bir durgunluk aldı.”

“Daha çok dinlemek için de elini ağır tutuyordu. Fakat sonunda bütün ayakkabılar tamir edilmiş; iş bitmişti.”

“Bunları derken onun da katı, nasırlaşmış yüreği yumuşamış; şişmişti. Önüne geçmeye çalıştı ama yapamadı; kendini tutamadı. Gözlerinin dolduğunu ve sakallarından kayan yaşların Arabistan sıcağıyla yanan kızgın göğsüne bir pınar sızıntısı kadar serin, ürpertici, döküldüğünü duydu.”

5. ETKİNLİK

Bu etkinliği kendiniz yapabilirsiniz.

6. ETKİNLİK

ESKİCİ METNİNİN ÖZETİ

Akrabaları, öksüz ve yetim olan Hasan’ı Arabistan’a halasının yanına gönderirler. Hasan’ı vapura bindirirler. Hasan vapurda önceleri çok eğlenir. Fakat zaman geçtikçe, yeni yolcular geldikçe, Hasan’ın konuştuğu dili konuşanlar azaldı. Herkes yabancılaştı. Hasan bu durum karşısında durgunlaştı.

Daha sonra Hasan’ı bir trene bindirdiler. Artık Hasan’ın ana dili hiç konuşulmamaya başlamıştı. Hasan da susuyordu. Bir müddet etrafı seyretti. Tren ilerledikçe manzara da değişiyor, dümdüz ağaçsız arazilerde garip hayvanlar görünüyordu. Hasan bu hayvanları merak etti. Yanındaki asker “Gemel, gemel.” dedi.

İstasyonda trenden inince Hasan’ı halası ve tanımadığı birçok çocuk karşıladı. Hasanı eve götürdüler. Hasan hiç konuşmuyor hep susuyordu. Buradaki konuşmalara ve yaşama alışmıştı. Ama inatla konuşmuyordu.

Bir gün eve bir eskici geldi. Halası tamir etmesi için eskiciye ayakkabılar verdi. Eskici ayakkabıları onarırken Hasan da onu izliyordu. Hasan bir an boş bulunarak eskiciyle konuştu. Eskici Hasan’ın Türkçe konuştuğunu görünce şaşırdı. O da karşılık verince Hasan da şaşırdı. İkisi beraber muhabbet etmeye başladılar. Eskiciden çok Hasan konuşuyordu.

Sonunda eskicinin işi bitti. Hasan bir daha Türkçe konuşabilecek birini bulamayacağını düşünerek eskicinin gidişine çok üzüldü ve ağlamaya başladı. Eskici de dayanamayıp ağlarken oradan ayrıldı.

7. ETKİNLİK

[1] Sayılar metin içerisinde yazıyla yazılır.
[2] Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır.
[4] Romen rakamları ancak yüzyıllarda, hükümdar isimlerinde, tarihlerde, ayların yazılışında, kitap ve dergi ciltlerinde ve kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların numaralandırılmasında kullanılabilir.
[5] Sıra sayıları yazıyla ve rakamla gösterilebilir. Rakamla gösterilmesi durumunda ya rakamdan sonra bir nokta konur ya da rakamdan sonra bir kesme işareti konularak derece gösteren ek yazılır.
[3] Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir.

8. ETKİNLİK

  1. Kutu: sor-, arabasını, gülüyorlar, tencere.
  2. Kutu: sezgi, konuşma, yorgun, sevinç.
  3. Kutu: Eskişehir, Uludağ, dedikodu, boşboğaz.

9. ETKİNLİK

Basit Kelimeler: akıl, millet, devlet, hür, eşit, halk.
Türemiş Kelimeler: bilim, çağdaş, toluluk, yönetim, egemenlik, yükümlülük, yetki, kurum, vatandaş, toplu, cumhuriyet.
Birleşik Kelimeler: Atatürk, birçok, milletvekili, yaşayabil-