Çocuklarım

8. sınıf Türkçe Dikey Yayınları çalışma kitabı, sayfa 30, 31, 32, 33, 34, “ Çocuklarım ”  dinleme metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

Metni dinlemek için oynat (  ) tuşuna basınız.


Çocuklarım

Çocuklarım

1. ETKİNLİK

a.

Anahtar Kelimeler:

  • çocuk
  • mektep
  • sınıf

Kavramlar:

  • küfe
  • adam olmak
  • çaycı

b.

Cümleler:

  • Araba neredeyse çocuğu eziyordu.
  • Atatürk İlkokulu mahalle mektebinde okumuştur.
  • Ders bitince temizlikçiler sınıfı temizlemeye koyuldular.
  • Hamal, sırtındaki küfenin ağırlığına aldırmadan hızlı adımlarla ilerliyordu.
  • Okuyup adam olasın diye bunca zahmete giriyoruz.
  • O kadar üniversite bitirdi ama sonunda ola ola çaycı oldu.

2. ETKİNLİK

Çocuklarım Metninin Konusu: Yoksul öğrenciler

Çocuklarım Metninin Ana Duygusu: Eğitim öğretimde, öğrencilerin çevrelerini ve yaşam şartlarını da dikkate almak gerekir.

3. ETKİNLİK

Soru: Şair “Sınıfın en devamsızını bir sinema dönüşü tanıdımİ koltuğunda satılmamış gazeteler…” sözüyle neyi kastetmektedir?
Cevap: Şairin sınıfındaki bir öğrenci, dışarıda gazete sattığı için devamsızlık yapmaktadır.

Soru: Sınıftaki öğrenciler geçinmek için hangi işleri yapıyorlarmış?
Cevap: Gazete satıcılığı, hammallık, çaycılık, limon satıcılığı.

Soru: Şiirin tamamında hangi sorun işlenmektedir?
Cevap: Yoksul bir muhitte bulunan öğrencilerin geçinebilmeleri için bir takım işler yaparak öğrenimlerini aksattıkları.

4. ETKİNLİK

Öğretmeninizin okuduğu şiire göre bu etkinliği kendiniz yapmalısınız.

5. ETKİNLİK

Sınıf, Yoklama Defteri ve Öğrencilerim ifadeleri metnin başlığı olabilir.

6. ETKİNLİK

Bu etkinliği kendiniz yapabilirsiniz.

7. ETKİNLİK

Rıfat Ilgaz’ın “Sarı Yazma” kitabının bir bölümünün özeti:

Okul Yılları:
Rıfat okulu bitirmiş ve Adapazarı’na Türkçe öğretmeni olarak atanmıştır. Evvelinden nikâh yapmayı kararlaştırdığı Rikkat ise tek dersten sorumluluğa kalmıştır. Hocaları Ahmet Kutsi Tecer’den ricada bulunulur. Nihayet o da, yazın, kalan dersini vermek koşuluyla yardımcı öğretmen olarak aynı ile atanacaktır… Ahmet Kutsi o yıllar MEB’de üst düzey bir görevlidir ve yazdığı şiirler bağlamıyla Rıfat’ı haylice sevmektedir. Amacı, onu da kendi gibi yetiştirmektir… Rıfat hastadır; yine Ahmet Kutsi’den rica edilerek İstanbul’da bir sanatoryuma yatırılır, giderler için de bir ödenek çıkarılır… Bu arada, Rikkat’in tayini Eskişehir Lisesi’ne çıkmıştır. Rıfat, İstanbul’da geçirdiği süre boyunca ilerici gençlerle tanışıp arkadaşlık kurmuş; beraberce Yürüyüş dergisini çıkarmaya başlamışlardır. Bu dönem, onun toplumcu anlayışla şiire yöneldiği bir dönem de olacaktır. Özellikle “Alişim” şiiri bu başlangıcın bir işaret fişeği gibidir… Ancak işte bu şiir, hocası Ahmet Kutsi ile de yollarının ayrılmasına sebep olacaktır…

AlıntıdırKaynak

8. ETKİNLİK

Arkadaşınızın şiir okumasına göre bu etkinliği kendiniz yapabilirsiniz.

9. ETKİNLİK

Kendi konuşmanıza göre bu etkinliği kendiniz yapmalısınız.

10. ETKİNLİK

Aşağıdaki yazıyı örnek alarak bir metin hazırlayabilirsiniz.

SINIFIN EN YARAMAZ ÖĞRENCİSİ

Daha altıncı sınıfa giden bir öğrenciden bütün öğretmenler şikayetçi olur mu? Evet olur… Şayet bu öğrenci, her derste, her öğretmene sıkıntı yaşatıp, her dersi kaynatan biri olunca, bütün okul tanır o öğrenciyi. Okul idarecilerinin tamamı tanır o çocuğu. Bütün öğretmenler bıkmıştır ondan. Sınıfta yaşanan her olumsuz olay, o öğrenciden kaynaklanır. Bazen okuldan atılır, bazen sınıftan kovulur, bazen disipline gider o öğrenci.

Okul, öğretmen ve diğer öğrencilerin penceresinden bakınca, “yaramaz” öğrenci damgalanır hemen. Böyle bir öğrenciden bahsetti bir öğretmen. “Bıktık hocam! Ne tavsiye edersiniz?” diye sordu bana, çayımızı yudumlarken. En yaramaz, ipe sapa gelmez öğrencilerin öğretmenler için nasıl bir kabus olduğunu bildiğim için, önce öğretmenlerin sınıfta çektiği sıkıntılar aklıma geldi. Gerçekten çok sinir bozucu bir durumdur, sınıfın en yaramaz öğrencisiyle uğraşmak.

Yaşadıklarımdan yola çıkarak, yaramaz çocuğun ailesini sordum Öğretmene. “İki yaşında annesini kaybetmiş, babası ortalıkta bırakıp başka şehre göç etmiş, amcası ve dedesinin yanında kalıyor ve sürekli dedesinden dayak yiyor” diye özetlediler, sınıfın ve okulun en yaramaz çocuğunu.

Bir anda bütün duygularım değişti, yaramaz çocuğa karşı. İki yaşında yetim kalmış, babasını hiç görmeyen, amcası ve yengesinin yanında sığıntı gibi yaşayan, dedesinden sürekli dayak yiyen bir çocuk hayal ettim. İçim acıdı…

Bu yaşta, bu kadar ağır bir yük binmiş omuzlarına… Anladım ki, okulun en yaramaz öğrencisi, hayatta en ağır yükleri küçük yaşta omuzlarına almış olan öğrencisiymiş…

Anne şefkatinin sıcaklığından mahrum kalmamış olanlar, bu acıyı, bu ağır yükü anlamazlar. Baba gibi bir çınarın gölgesinden mahrum kalmayanlar, babasız olmanın nasıl bir yalnızlık olduğunu bilmezler. “Yetim ve öksüzün alıngan yüreğinden mahrum” amca ve yengelerin yanında büyümemiş olana, bu acıyı nasıl anlatacaksınız? Dayak gibi, bedenden daha çok ruhu yaralayan darbeleri her gün yemeyenler, dayak yiyerek okula gelen çocukların yaralı ruhlarını anlamakta zorlanırlar.

Yaramaz bir öğrenciye karşı sabırlı olmanın ne kadar zor olduğunu bilsem de, her gün yaralanan bir ruha sahip bir çocuğun, sınıfta kuzu gibi oturmasının da ne kadar zor olduğunu da bilirim.

Yaramazlık yapmak, bazen “Bende varım! Bende insanım!” diye çığlık atmaktır. Dersin ortasında herkesin dikkatini çekmek için yaramazlık yapmak, evde bulamadığı, göremediği ilgiyi, okul sıralarında telafi etmeye çalışmaktır.

Sınıfın en yaramaz öğrencisi, sınıfın en yaralı öğrencisi oluyor aynı zamanda. Yarayı görmeden yaramazlığıgörmek, yanlış bir bakış açısıdır. Yarayı tedavi etmeden, yaramazlığı cezalandırmak, sorunu büyütmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Alıntıdır: Kaynak

11. ETKİNLİK

a.

– Düzenli spor yaptım. Kilo verdim.
Düzenli spor yaparak kilo verdim.

–  Erkenden kalktım. Kahvaltımı yaptım.
Erkenden kalkıp kahvaltımı yaptım.

– Sebzeleri yıkadım. Salata yaptım.
Sebzeleri yıkadıktan sonra salata yaptım.

b.

Fiilimsileri cümleler arasında bağlama görevinde kullandım.

c.

Cümleler:

  • Duş alıp hızlıca yanına gittim.
  • Patatesleri haşlamadan fırına atmışsın.
  • Birden koltuktan kalkarak bağırmaya başladı.
  • İyice dinlenip tahtaları çakmaya başladım.
  • Paraları saydıktan sonra cebine koydu.
  • Elindeki fırçayı ustalıkla kullanarak beş dakikada boya işini bitirdi.
8. Sınıf Dikey Yayınları Türkçe Çalışma Kitabı Cevaplarının Tümüne Ulaşmak İçin Tıklayın