Atatürk ve Bilim

8. sınıf Türkçe MEB Yayınları çalışma kitabı, sayfa 46, 47, 48, 49, 50, “Atatürk ve Bilim”  metni etkinliklerinin cevap anahtarını aşağıda bulabilirsiniz.

1. ETKİNLİK

Kelimeler alfabetik sıraya göre dizilmiştir.

bilim: Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.
delalet: Kılavuzluk, iz, işaret.
dinamizm: Davranışları canlı ve hareketli olan canlının özelliği.
faaliyet: İşler durumda olma, etkinlik.
gaflet: Aymazlık.
girişim: Bir işe girişme, teşebbüs.
ideal: Ülkü, uygunluk.
idrak: Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme.
mağlup: Yenik, yenilmiş olan.
mürşit: Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz.
safha: Evre.
sevk: Gönderme, götürme.
tekâmül:  Olgunluk, olgunlaşma.
vesile:  Sebep, bahane

2. ETKİNLİK

[D] Fen deyince akla temel bilimler, matematik, astronomi, fizik, kimya ve tabiî bilimler gelir.
[D] Bilim, insan yaşamındaki en gerçek yol göstericidir.
[Y] Atatürk, bilimden başka yol göstericimizin bulunmadığını söylemektedir.
[D] Yaşamanın şartı uygarlık yolunda başarıya ulaşmaktır.
[Y] Bilimden ve fenden başka mürşit aramak gerekir.
[D] Atatürk, uygarlığın temeline bilimi koyar.
[D] Uygarlığın ve başarının temelinde bilim olduğu bilincini bizde Atatürk oluşturmuştur.

3. ETKİNLİK

Soru 1: Çağdaş kurumlar içinde en önemli olanı nedir?
Soru 2: Eğitim ve öğretimde uygulanacak yöntem nedir?

İnsan, öğretimle sağlanan bilgi aracılığıyla evrene açılabilir, başkalarını bilgiyle tanıyabilir. Düşünen insan, boyuna kendini yenileyen, geliştiren insandır. Bu nedenle de
ülkemizde; “ Yaşamın her çalışma döneminde olduğu gibi özellikle öğretim yaşamında işleri düzenli yürütme başarının temelidir.”

Cevap:

Soru 1: İnsan evrene nasıl açılabilir?
Soru 2: Başarının temeli nedir?

Atatürk’ün geliştirmeye, ülke düzeyinde yaymaya çalıştığı anlayışa göre bir ülkenin
kalkınmasını sağlayan, ona kalkınma olanakları yaratan eğitim öğretim yoludur. Bu yol
eskimiş, güncel geçerliliğini yitirmiş, çağdaş uygarlığın dışına itilmiş durağan geleneklere önem vermeyen, ışığını bilimde, kılavuzunu bilgilenmede bulan bir gelişim çizgisidir.

Cevap:

Soru 1: Bir ülkenin kalkınmasını sağlayan hangi yoldur?
Soru 2: Gelişim çizgisini oluşturan özellikler nelerdir?

Eğitim çağdaş uygarlık ilkelerine uygun eşitlik içinde olmalıdır. Eğitimde, gençlerin yetiştirilmesinde belli bir düzen, akıl ilkelerine dayalı bilimsel bir yöntem gerekir. Bu
yöntemin tabanında düzenlilik, eşitlik vardır. Düzenli eğitim, düzenli öğretim düzenli
düşünmeye olanak sağlar. Düzenli düşünme, düşünsel yaratıcılığın kaynağıdır. Atatürk
bu alanda hep düzenden, çağdaş olandan, uygarlıktan yana olmuştur:
“… Eğitimde çevrenin özelliklerine uygun ve eylemli bir yöntem üzerindeyiz. Verimi
denenmiş ve saptanmış olan bu yöntemin genişletilip gerçekleştirilmesinde özenle yü-
rümek gerekecektir.”

Cevap:

Soru 1: Düzenliğ eğitim neye olanak sağlar?
Soru 2: Düzenli düşünme neyin kaynağıdır?

Ülkede genel, toplumsal bir aydınlanma, ilerleme gereksinimi vardır. Bunu saptamak, yerine getirmek için hepsinden önce yurdu tanımak, halkımızın isteklerini yerinde, yaşadıkları ortamda görüp öğrenmek kaçınılmazdır. Atatürk bu nedenle:
“… Ülkede eğitim ve öğretim ışığının yayılması, en kuytu köşelere bile işlemesi en çok
önem verdiğimiz işlerden biridir. Dört yıl önce bu konuya ayırdığımız olanak ve araçları
on kat artırmış bulunuyoruz… İnancımız bunu durmadan artırmaktır…” demiştir.

Cevap:

Soru 1:  Ülkede genel, toplumsal bir aydınlanma, ilerleme gereksinimini yerine getirmek için ne yapmak gerekir?
Soru 2: Atatürk’ün durmadan artırmak inancında olduğu şey nedir?

Bütün yurt çocuklarının ayrım gözetilmeden, çağdaş uygarlığın ışığından yararlanması için, İslam ülkelerinde ilk adımı Atatürk’ün attığı, bunu ulusal bir sorun olarak yasallaştırdığı açıkça bilinmektedir. Atatürk eğitim eşitliğinin ulusun sorunu, yetkili kurumların görevi olarak benimsemiş, bunun yasal dayanaklarını saptamıştır.

Cevap:

Soru 1:  Bütün yurt çocuklarının ayrım gözetilmeden, çağdaş uygarlığın ışığından yararlanması için ilk adımı kim atmıştır?
Soru 2: eğitim eşitliğini sağlamak kimin görevidir?

Yeni Türkiye Cumhuriyeti modern esaslar üzerine kurulmuş bir devletti. Elbette, öğretim kurumlarının da; devletin temel felsefesi doğrultusunda, aynı duygu ve düşünceyi
paylaşan, çağdaş Batı uygarlığına ulaşmak isteyen insan tipi yetiştirecek bir şekilde
düzenlenmesi gerekiyordu. İşte bu değişikliği sağlamak için 3 Mart 1924’te Öğretimin
Birleştirilmesi Kanunu ( Tevhidi Tedrisat Kanunu ) çıkarıldı. Böylece millî bünyeye uymayan, günün ihtiyaçlarına cevap vermeyen eski eğitim ve öğretime son verildi. Şeriye
ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak onun yerine; Maarif Vekâleti ( Millî Eğitim Bakanlığı) kuruldu. Türkiye’de bulunan tüm eğitim öğretim kurumları bu vekâlete bağlandı.
Böylece öğretimde birlik sağlanmakla beraber; ulusal, laik ve demokratik bir eğitim
öğretim sisteminin temeli de atılmış oldu. Çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına
göre programlar yapıldı. Yeni okullar açıldı. Yükseköğretime önem verildi. Yeni yüksekokul ve üniversiteler kuruldu.

Cevap:

Soru 1: Öğretim kurumlarının hangi şekilde düzenlenmesi gerekiyordu?
Soru 2: Ulusal, laik ve demokratik bir eğitim öğretimin temeli nasıl atılmıştır?

4. ETKİNLİK

Örnektir

ATATÜRK’ÜN MİLLİ EĞİTİM HAKKINDA DÜŞÜNCELERİ

Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde, Yunan ordusu Ankara’ya doğru ilerlerken dahi eğitime verdiği önemi göstermiş 16 Temmuz 1921 günü Ankara’da bir Maarif Kongresi toplamıştır. Orada toplanan Öğretmenlere yeni nesli yetiştirirken uymaları gereken şu esasları göstermiştir:

  1. Eğitim milli olmalıdır.
  2. Milli terbiye programında, milletimizin gelişmesine engel olan ve o güne kadar uygulanan eski eğitim içinde yer alan hurafeler ile bize uygun olmayan yabancı etkiler ister doğudan gelsin ister batıdan bulunmamalıdır.
  3. Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara bilhassa varlığına ve birliğine saldıran yabancı güçler ve fikirlerle nasıl mücadele edecekleri öğretilmelidir. Bu bilgilere sahip olmayan fertlerden oluşan toplumlara hayat ve bağımsızlık hakkı yoktur.
  4. Gelecek için hazırlanan vatan evlatlarına her türlü zorluk karşısında yılmamaları öğretilmelidir.
  5. Aileler de çocuklarının gelecekleri için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamalıdır.

Bu esaslar Atatürk‘ün daha Kurtuluş Savaşı sırasında eğitimle ilgili politikalar geliştirmeye başladığını göstermektedir. Onun Eğitim Politikasının asıl hedefi Milli, Laik, Cumhuriyetçi ve Çağdaş bir nesil yetiştirmektir. Bu şekilde hem Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri sağlamlaştırılmış olacak, hem de en kısa zamanda çağdaş medeniyet seviyesine ulaşılacaktır.

Kaynak: Kılıç,S. (2005). Atatürk’ ten İnsanlığa Yol Gösteren Sözler. (1.Basım). Ankara: Truva Yayıncılık. p. 101

5. ETKİNLİK

A.

– Arabanın yakıtı bitince yolda kaldık. ⇒ sebep-sonuç
–  Babamı görmek için iş yerine gittim. ⇒ amaç-sonuç
–  Doğruyu söyledi diye dokuz köyden kovuldu. ⇒ sebep-sonuç
–  Lise sınavlarını kazanmak için gece gündüz çalışıyor. ⇒ amaç-sonuç
–  Balık tutmak için çok uğraştım. ⇒ amaç-sonuç

B.